13 Mart 2013 Çarşamba
Dr. Ender Saraç Ağrıları kesen çay tarifi
Ender Saraç Ender Saraç’la sağlıklı Günler programında çok önemli bir tarif olan idrar yollarını açan temizleyen ağrı kesen çay tarifini verdi. Bu tarif prostatı korumaya yardımcı destekler.
İdrar yollarını açan temizleyen ağrı kesen çay
Malzemeler:
yaban mersini
mısır püskülü dövülmüş arpa
zerdeçal
Hazırlanışı: 5-6 dakika demlenir ve içilir.
Cranberry faydaları
- Kanı temizler
- Beyin hastalıklığına faydalıdır
- Kanser riskini azaltır
- Antioksidan kaynağıdır
- Kuvvet verir
- İshali keser
- İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardımcı olur
Dövülmüş arpa faydaları
- Prostat büyümesinin önler
- Mesane ve idrar yollarını temizler
- Boğaz ağrılarını giçirir
- İdrar söktürür
- Böbrek ve kum taşlarını dökmeye yardımcı olur
- Dil iltihaplarına iyi gelir
Mısır püskülü faydaları
- İdrar yollarını temizler
- Sakinleştirici özelliği vardır
- Ödemleri söktürür
- Romatizma tedavisinde yardımcı olur
- İdrar söktürücüdür
- Sinirleri yatıştırır
- Mesane taşlarını düşürür
Zerdeçal faydaları
- Sinirleri uyarır
- İltihabp gidericidir
- Mideyi kuvvetlendirir
- Gaz ve idrar söktürücüdür
- Karaciğer için yararlıdır
- Hazmı kolaylaştırır
- Vücuttaki biriken zehirli maddeleri atar
Dr. Ender Saraç karaciğeri temizleyen çay tarifi
Ender Saraç Ender Saraç’la sağlıklı Günler programında çok önemli bir tarif verdi. Bu tarifle karaciğerinizin temizlenmesine yardımcı olacaksınız. Karındaki yağları ve aynı zamanda kış boyunca biriktirdiğimiz karaciğerdeki yorgunlukları temizler.
Karaciğeri temizleyen çay
Malzemeler:
1 tutam karahindibağ otu
1 parmak ucu zerdeçal
3-4 kırıntı tanesi lavanta
2 adet enginar yaprağı
Yapılışı:
Malzemeler bir demleme kabına koyulur. Üzerine kaynar su koyulup ağzı kapatılır ve demlenmeye bırakır.
Enginar yaprağı faydaları
- İdrar söktürür
- Damar tıkanıklığını engeller
- Kan şekerini düşürür
- Bağışıklık sistemini güçlendirir
- Antioksidandır
- Cilt sağlığını geliştirir
- Kolesterol düşürür
Karahindiba faydaları
- Vücuda güç ve zindelik verir
- Göğsü yumuşatır
- Öksürüğü keser
- İdrar söktürür
- Safra salgılarını artırır
- Uykusuzluğa iyi gelir
- Karaciğer şişkinliğini indirir
Lavanta faydaları
- Yatıştırıcı ve uyarıcıdır
- İdrar ve gaz söktürür
- Romatizma şikayetlerini azaltır
- Vücuda kuvvet verir
Zerdeçal faydaları
- Sinirleri uyarır
-İltihap gidericidir
- Mideyi kuvvetlendirir
- Gaz ve idrar söktürücüdür
- Karaciğer için yararlıdır
- Hazmı kolaylaştırır
- Vücuttaki biriken zehirli maddeleri atar
Ebegümeci faydaları
- Boğaz kuruluğuna iyi gelir
- Kuru öksürüğü geçirir
- Gastrit ülser tedavisinde kullanılır
- Mide ağrılarını hafifletir
- Cilde yumuşaklık verir
- Sindirimi hızlandırır
- Yatıştırıcı etkisi vardır
10 Mart 2013 Pazar
Bayanlar ince bel için bu tavsiyelere kulak verin.
Eğer hiçbir önlem almazsak vücudumuzdaki yağlar çoğunlukla belde toplanır ve bel simidini oluşturur.
İşte kurtulmanın yolları.
Bel ve karın bölgesinde bir zamanlar gurur duyduğumuz kaslar, 30'dan sonra yavaş yavaş yerini yağa bırakır. Eğer hiçbir önlem almazsak 40-45 yaşına geldiğimizde bu yağların büyük çoğunlukla belde toplandığını ve bel simidini oluşturduğunu görürüz. İngilizce'de "love handle" olarak ifade edilen Türkçe'ye bel simidi olarak çevrilen vücudumuzun bu bölümünde oluşan kalınlaşma, sağlığı da tehdit eder hale gelir.
Bel simidinin kalınlaşmasında yaşın çok büyük bir önemi var. Kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron hormonları vücuttaki yağ miktarını kollara, bacaklara ve basene eşit miktarda dağıtır. Yaşla birlikte hormonlar eskiden olduğu gibi çalışmaz ve yağ belli bölgelerde birikmeye başlar. Özellikle göbek hem kadın hem de erkekte başlıca problemdir. Hem belinizi inceltmek hem de göbeğinizden kurtulmak için işte size yedi öneri:
5 yiyecekten uzak durun
Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz. Beş zararlıyı ise asla tüketmeyeceksiniz. Şeker, kurabiye ve bisküviler, pasta, kola ve patates cipsi. Kızartılmış yiyecekleri ayda bir kere tüketin.
Baklagilleri tercih edin
Neler yiyebileceğinizi bilmelisiniz. Fasülye, mercimek, kiraz, çilek ve vişne en çok tavsiye edilen yiyeceklerdir. Bunlardan günde 20-30 gram tüketebilirsiniz.
Bol su için
Bol su içmek yapabileceğiniz en yararlı önerilerden biri. Su midenizde doygunluk hissine neden olur ve daha az yemenizi sağlar. Alkolden uzak durun. Likör ve bira yağların göbek çevresinde toplanmasına neden olur.
Kalsiyum takviyesi yapın
Vitamin takviyesi çok önemli, özellikle kalsiyum takviyesi. Kalsiyum kemiklerinizi korur ve osteoporozu önler. Doktorunuza danışarak hangi miktarda kalsiyum almanız gerektiğini öğrenin. Göbeğinizi eritmek için zayıflama ilacı kullanmanız ise önerilmiyor.
Bel inceltici spor yapın
Yapılacak en doğru çözüm sporla olacaktır. En iyi sporlar, kickboks, squash, yüzme ve tenis. Bunun yanında eerobik egzersizler de göbek çevresindeki yağı inceltir.
Dik yürüyün, dik oturun
Vücudunuzun duruş şeklini ve yürüyüşünüzü gözden geçirin. Dik yürümeye ve oturmaya özen gösterin. Göbeği içe çekip bırakmak da faydalı olacaktır.
Şekillendirici kıyafet giyin
Vucudunuzu şekillendirici kıyafetler giyebilirsiniz. Bel çevresi için üretilen lycra içeren kıyafetler tercih edin. Ancak mutlaka beden ölçünüze uygun olmalı aksi takdirde faydasını göremezsiniz.
(internethaber)
Akıl sağlığını korumak için hangi besinleri yemeli?
Ispanak, lahana gibi yeşil yapraklı sebzeler, kavun, şeftali, kayısı gibi meyveler, havuç ve kabakta bol miktarda bulunan betakarotenin en az 15 yıl boyunca alınmasının zihin sağlığını koruyabileceği ortaya çıktı.
Harvard Tıp Fakültesi ve eğitim hastanesi doktorları tarafından yapılan klinik deneyde, A vitamininin yapı taşı olan ve vücutta A vitamini haline dönüştürülen antioksidan betakarotenin uzun süreli alınmasının zihin sağlığı için faydalı olduğu sonucuna ulaşıldı.
İki grubu inceleyen araştırmacılar, ilk grupta bulunan 4 bin 52 kişinin rastgele seçilen bir kısmına ortalama 18 yıl boyunca, iki günde bir 50 miligram betakaroten, diğer kısmına palacebo, ikinci gruptaki 1904 kişinin yarısına ortalama bir yıl boyunca düzenli olarak 50 miligram betakaroten, diğer yarısına ise placebo verildi.
2003'e kadar her yıl sağlık durumları ve betakaroteni ya da placeboyu düzenli alıp almadıkları araştırılan her iki gruptaki katılımcılar, 1998-2002'de en az bir kez de telefonla arandı.
Uzun vadede betakaroten alanların zihinsel testlerdeki başarılarının, placebo alanlara oranla çok yüksek olduğu ortaya çıkarken, kısa vadeli araştırmaya katılanların bilişsel yeteneklerindeyse hiçbir farklılık görülmedi.
Araştırma, 'Archives of Internal Medicine' dergisinde yayımlandı.
Bayanlar adet dönemini kolay geçirmek için ne yapmalılar.
Bayanlar konforlu bir adet dönemi için bu önerilere kulak verin.
Bazı kadınlarda adet dönemi ile ilgili yakınmalar kişinin günlük yaşantısını etkilemezken bazılarında ise depresyon da dahil olmak üzere çok ciddi şikayetler ortaya çıkabilir…
Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar, adet döneminde kadınların yaşadığı rahatsızlıklar ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
ERGENLİKTEN MENOPOZA SANCILI GÜNLER
Premenstrüel sendrom (PMS), menstruasyon yani adet görmek ile ilintili şikayetlerdir. Şikayetler adetten bir ya da iki hafta önce, yumurtlamadan hemen sonra başlar ve adet döneminde de birkaç günü etkiledikten sonra geçer. Üreme çağındaki herhangi bir yaşta başlayabilir ve her kadın tarafından farklı yaşanır. Menopozun başlaması ve adet görmenin bitmesiyle PMS geçer. PMS ve adet sancıları birlikte olabilse de; birliktelik sıklığının değişmesi farklı mekanizmalarla ortaya çıktığını düşündürmektedir.
Premenstruel sendrom, sebepleri tam bilinmemekle beraber; adet döneminde, seviyelerinde dalgalanmalar görülen hormonlara kadının verdiği normal dışı yanıtla açıklanmaktadır. Stres ve duygusal faktörler PMS’e sebep olmaz ancak durumu daha olumsuz hale getirebilir.
EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER: HALSİZLİK, HUZURSUZLUK VE RUH HALİ DEĞİŞİKLİKLERİ
Tanıyı koyacak herhangi bir kan testi yoktur. Şikayetlerin günlük kaydı ve bunların hayatı etkileme derecelerinin belirlenmesi tanıyı koymada takip edilecek en önemli yoldur. Akne, göğüslerde şişkinlik ve hassasiyet, halsizlik, uyku düzensizlikleri, mide şikayetleri, kabızlık ya da diyare gibi bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler, kas-eklem ağrıları, konsantrasyon güçlüğü, ruh hali değişiklikleri, ağlama krizleri, huzursuzluk, depresyon sıklıkla görülen şikayetlerdir.
KADINLARIN % 85’İ ETKİLENİYOR
Kadınların yüzde kaçının PMS’den etkilendiğini belirlemek zordur. ACOG(Amerikan Jinekoloji ve Obstetrik Komitesi) verilerine göre kadınların %85’inin aylık adet döngülerinde en az bir şikayetten etkilendiği tahmin edilmektedir. Çoğunluğu bu şikayetleri kolayca atlatırlar ve tedaviye ihtiyaç duymazlar. Ancak adet gören kadınların % 3-8’i PMS’in daha şiddetli bir formundan rahatsızdır. Bu gruptaki kadınların hayatları, şikayetlerinin şiddetiyle o dönemde sekteye uğrar ve hayat kaliteleri düşer. PMS genellikle 20’li yaşların ortalarında, 40’lı yaşların başlarında olan kadınlarda, ailesinde depresyon hikayesi olanlarda daha sık görülmektedir.
KAFEİN, SİGARA VE ALKOLDEN UZAK DURUN
Her kadına farklı yaklaşım gereklidir. Birine iyi gelen diğerinde faydasız olabilir. Doktora gitmeyi gerektirmeyecek hafif şikayetler varlığında alınacak küçük önlemler ve yaşam şeklindeki basit değişiklikler yararlı olabilir. Her gün kalsiyum, D vitamini ve folik asit içeren vitaminler almak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek (meyve, sebze, tam tahıllı yiyecekler), şekerli tuzlu yiyeceklerden, kafeinden, sigaradan ve alkolden uzak durmak, düzenli ve yeterli uyumak, stresle baş etmenin yollarını bulmak bu dönemde şikayetlerin hafiflemesini sağlayabilir. Daha kötü durumlarda doktora danışılması, lüzum görülürse reçeteli ilaçlar kullanılması uygun olabilir.
Etiketler:
adet dönemi,
depresyon,
kadın sağlığı,
sağlık
9 Mart 2013 Cumartesi
Kerevizin faydaları nelerdir.
En değerli sebzeler arasında yer alan kerevizi enfes salatasıyla ve zeytinyağlı yemeğiyle tanıyoruz. Peki, kerevizin sağlığımıza faydaları nelerdir?
Kerevizde bol miktarda A, C, K ve E vitamini bulunur. Sayısız faydası bulunan kereviz günlük beslenme düzeninde mutlaka yer alması gereken sebzelerdendir.
Rahatlatıcı, ağrı kesici, antiseptik ve anti alerjik özellikleri olan kereviz sindirim sistemi rahatsızlığı olanlara önerilmektedir. Karaciğer ve idrar kesesinin işlevini düzenler, arterit ağrılarını azaltır ve metabolizmayı canlandırarak vücut şişkinliğini alır.
Yüzlerce yıldır doğal afrodizyak olarak da tercih edilen kereviz hafızayı da güçlendirir.
Neden kolay kilo alıyoruz?
Sadece fazla besin tüketiminin kilo aldırdığını sanırız,oysa kilo alımının birçok etkeni vardır.
Bu güne kadar kilo problemi ile ilgili bir çok etkileyici unsurdan bahsedildi.Fakat atlanan en önemli noktalardan biri var ki buna hiç değinilmedi. Uzman Diyetisyen ve NLP Uzmanı Serkan Tutar algıların kilo alımındaki faktöründen bahsederek önemli noktaların altını çiziyor.
Bireylerin kilo almasının birçok etmeni olabilir. Sadece fazla miktarda besin tüketimi kilo aldırmaz. Buna ek olarak kalorisi yüksek besinlerin tercih edilmesi, vücut dengesini sağlayan bazı hormon seviyelerindeki dengesizlikler, hayatın belirli dönemlerinde yaşanan psikolojik problemler bireylerin kilo almalarına neden olabilir. Gözden kaçan diğer bir önemli etmen ise kişilerin algılarının hangi yönde eğiliminin olduğunu bilmemesi ve buna yenilmesidir.
ALGI SİSTEMLERİ NEDİR?
Algı sistemleri hepimizin bildiği görsel, işitsel, dokunsal, kokusal ve tadsal kanallardır. Algılar bizi gün içerisinde yönlendiren başlıca etmenlerdir. Şimdi bir restoran seçerken durumunuzu düşünelim. “Orası çok rahat ve sessiz” sizin işitsel özelliğinizin ön planda olduğunu gösteren bir etmenken, ” Manzarası çok güzel” diyorsanız kesinlikle görselliğinizin ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Peki yemek seçerken de sizi algılarınız yönetiyor olmasın?!
İlk olarak hangi algı sisteminin sizi yönettiğini keşfetmeniz çok önemlidir. Çünkü bunu keşfetmeniz iştahınızı ve zaafınız olan besinleri daha rahat reddetme durumu yaratacaktır.
Görsel Bireyler: Bu bireyler için kötü görünen bir yemek dünyadaki yenilecek son yemektir. Yemeğin lezzeti veya kokusu ile oturulan mekânın hiçbir önemi yoktur. Güzel görünen bir yemek bu bireyler için paha biçilmezdir. Yemeğin şekli, tabaktaki dizayn hatta kesilen sebzelerin büyüklükleri ve dizilişi bile kişiyi etkiler. Görsel algı özelliği ön planda olan bir bireyseniz kesinlikle iştahınızı kapatmak için süslü tabakların önünüze geldiği yerleri tercih etmemelisiniz.
İşitsel Bireyler: Genellikle müziğin ön planda olduğu yerlerde yemek yemeyi tercih eden bu bireyler gün içerisinde çok fazla kaçak yaparlar. İşitsel özellikleri ön planda olduğu için reklamlardan oldukça etkilenirler. Reklamda besinlerin kutu veya ambalajlarından çıkan seslerden etkilenir ve tüketmek isterler. Küçük bir anımsama yapacak olursak, çekirdeği bırakamadığınız zamanları hatırlayın. Bırakmak istersiniz ama o ses sizi tüketmeye teşvik eder. Patlamış mısır ve cips gibi tüketildiğinde çıkardığı ses ile çekici gelen besinleri de bu bireyler genellikle daha çok tercih eder.
Dokunsal Bireyler: Dokunsal kanal üzerinden algıladıklarımız, zihnimizde hisler ve duygular uyandırır. Daha da anlaşılır bir şekilde belirtmek istersek, ellerinizle tüketmiş olduğunuz yemek sizi mutlu eder. Çatal ve bıçak ile yemek yediğinde “bu ne ya!“ gibi bir tepki veriyorsanız dokunsal özellikleriniz ön planda demektir ve kesinlikle daha az besin tüketmek için çatal, bıçak kullanmalısınız.
Kokusal Bireyler: Bu bireyler için iyi kokan bir yemek iştah açıcıdır. Özellikle bol baharatlı yiyecekleri tercih ederler. Küçük bir test yapacak olursak “yolda yürürken güzel kokan pişmiş kestanelerin yanından geçip sonra geri dönüp alıyorsanız” siz kokusal algıları üst seviyede olan birisiniz. Çok güzel görünen bir yemek sizin için bir şey ifade etmez sizi cezbeden kokudur.
Tatsal Bireyler: Yemeğin görüntüsü, kokusunun hiçbir önemi yoktur. Bu bireyler yemeğin tatlı, acı, ekşi veya mayhoş tatları ile ilgilenirler. Genel olarak ilk lokmalarında yemeği değerlendirerek yemeğin tadına numara verirler. Beğendikleri yemekleri başka restoranlarda tükettiklerinde aynı tadı ararlar. Hatta şehre özel veya restorana özel olan yemekleri sadece orada yemeği tercih ederler.
Bu algıları hepimizde bulunur ama bazıları daha baskındır ve yemek seçme, tüketim miktarını bu algılarımız yönetir. Eğer sizde kendinizi doğru keşfeder ve hangi algınıza yenildiğinizi bulursanız, yemeğe olan zaaflarınızı daha iyi yönlendirebilir ve kilo almazsınız.
Yurt dışında bu konu ile ilgili insanlar üzerinde birçok çalışma yapılmıştır. Özellikle satış stratejileri üzerinde yapılan bu çalışmalarda inanılmaz başarılar elde edilmiştir. Reklam ve yemek sektöründe de bu insan algıları sürekli olarak kullanılmaktadır. Unutmayın sizi sadece siz değil algılarınızda yönetir.
(hürriyet.com.tr)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







