sağlıklı beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıklı beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2025 Pazar

Lezzetli kavurma nasıl pişirilir?

 Yuumuşacık çok lezzetli kavurma yapmak herkesin ağız taddının en çok isteddiği lezzetlerden birisi de Kavvurmadır.

Şöyle nefis bir kavurma yapıp iştahla yemeyi kim istemez.

İşte lezzetli bir kavurma yapmak için dikkat edilmesi gerekenler.

Kavurma yaparken bunlara dikkat etmeli

27 Haziran 2021 Pazar

Kolesterol Nasıl Düşürülür?


Kolesterol, bir lipid, yani bir yağ türüdür. Kanda ve vücuttaki tüm hücrelerde bulunan mumlu yapıya sahip bir maddedir. Karaciğer ve vücuttaki diğer hücreler kan kolesterolünün dörtte üçünü oluşturur. Kalan kolesterolü ise hayvansal gıdalardan alırız. Hücre zarı, D vitamini ve bazı hormonların yapımında kullanılan kolesterol vücudumuz için son derece gerekli bir maddedir. Ancak bu üretimin yapılabilmesi için kanda az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir. Kolesterol karaciğerden hücrelere ve hücrelerden tekrar karaciğere iki farklı kolesterol paketi halinde taşınır. Bunlar kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterol ve iyi kolesterol olarak bilinen HDL kolesteroldür. Eğer, kanda fazla miktarda LDL kolesterol varsa, bu kan damarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine ve daralmasına yol açar. HDL kolesterol ise damarlarda birikmiş olan LDL kolesterolü yeniden işlenebilmesi için karaciğere geri taşır. Ayrıca damarların iç yüzeylerini tamir eder. Bu nedenle LDL kolesterolün yüksek olması ve HDL kolesterolün düşük olması her zaman kalp ve damar sağlığı için risk teşkil eder. Neyse ki hayat düzenimizde ve yediklerimizde yapacağımız birkaç değişiklik ile bu riski en aza indirmemiz mümkün. İsterseniz kolesterolü dengeleyecek önerilere hep beraber göz atalım. 1) Trans yağlardan uzak durmak Trans yağlar LDL kolesterolü yükseltirken HDL kolesterolü düşürerek kalp sağlığını tehdit eden bir yağ türüdür. Trans yağlar kızartmalarda, patates kızartmaları ve bu tür paketlenmiş atıştırmalıklarda; kek, kurabiye ve pasta gibi unlu mamüllerde ve margarinlerde bolca bulunmaktadır. Bu nedenle unlu mamulleri daha az tüketmek ve patates cipsi gibi paketlenmiş atıştırmalıkları yemeyi azaltmak faydalı olacaktır. Ayrıca gıda satın alırken ne kadar trans yağ içerdiğini kontrol etmek önemlidir. Bazen etiketler yanıltıcı olabilir. Eğer etikette "kısmi hidrojenize yağ" ifadesini görüyorsanız o gıda trans yağ içermektedir. 2) Kilo vermek Normalden fazla kilolu olmak kalp hastalıkları için risk faktörüdür. Kilonuz arttıkça kandaki kolesterol düzeyinde de artış olur. Kilo vermeye başladığınızda kandaki LDL kolesterol azalır ve HDL kolesterol artar. Aslına bakılırsa kolesterolü düşürmek için çok fazla kilo vermeniz gerekmiyor. Sadece 5 kilo verdiğinizde LDL kolesterolünüz %8 oranında düşecektir. 3) Egzersiz yapmak Hafif spor yapmak kötü kolesterolü düşürmede en etkili yöntemlerden bir tanesidir. Spor kandaki yağ miktarını azaltır. Spor ayrıca kandaki iyi kolesterol miktarını arttırarak damarlardaki fazla yağların karaciğere geri taşınmasına yardımcı olur. Her gün yarım saat ile kırkbeş dakika arası yürüyüş, bisiklete binmek, yavaş tempolu koşular, yavaş bir şekilde yüzmenin yanında her türlü hafif egzersiz kolesterolünüzü dengeleyecektir. 4) Kolesterol düşüren gıdalar tüketmek Özellikle yüksek lif içeriği olan gıdaları tüketmek kolesterolü düşürmede yardımcı olacaktır. Yüksek lifli gıdalar tüketildiğinde kolesterol emilimi düşer. Tam buğday unu ve kepek ekmeği, yulaf ezmesi, makarna, kuru baklagillerin yanı sıra sebze ve meyveler lif oranı yüksek gıdalardır. Ayrıca şu gıdaları beslenme rejiminize katarak kötü kolesterolü düşürebilirsiniz: - Keten tohumu - Ceviz, fındık, badem gibi yemişler - Portakal, mandalina ve kivi gibi C vitamini yönünden zengin meyveler - Hamsi, sardalya, ton ve somon gibi omega 3 yönünden zengin balıklar - Zeytin ve zeytinyağı - Kırmızı biber - Sarımsak - Soğan - Enginar - Brokoli - Domates - Maydanoz - Mısır - Yeşil yapraklı sebzeler - Organik elma sirkesi UYARI: Bu bilgiler internetteki sağlık siteleri ve sağlık kitaplarından derlenmiştir. Hiçbir şekilde doktor tavsiyesinin yerine geçmez.

21 Mart 2013 Perşembe

Pancar ye turp gibi ol!



Rengiyle bile görenleri kendine çeken pancar sağlığımıza faydaları ve inanılmaz lezzetiyle de adından söz ettiriyor. İşte pancar yemeniz için 5 sebep!

1.Vücudu temizliyor

Özellikle karaciğerin temizlenmesinde mucizevi etkiler yaratan pancar bu sayede pek çok kanser türüne karşı da koruyor.
2.Vitamin ve mineral deposu

Pancarın içerisinde potasyum, magnezyum, lif, fosfor, A,B ve C vitaminleri, beta karoten ve folik asit bol miktarda bulunuyor. Özellikle hamileler tarafından tercih edilmesi önerilen pancar hamilelikte yeni hücre gelişimini destekliyor ve demir ihtiyacını karşılıyor.
3.Doğal afrodizyak etkili

Pancarın en çok bilinen özelliklerinden biri afrodizyak etkisidir. Eski Romalılar tarafından bu nedenle tercih edilen pancarın afrodizyak etkisi bilim çevreleri tarafından da kabul edilmektedir. Yüksek miktarda içerdiği vitamin ve mineraller seks hormonlarının salgılanmasını tetikliyor.
4.Zihnimizi koruyor

Pancarda bulunan betain, pek çok depresyon ilacının da etken maddesini oluşturuyor. Triptofan ise zihni rahatlatıyor ve iyi hissetmenizi sağlıyor.
5.Enerji veriyor

Düşük kalorili ancak yüksek miktarda şeker içeren pancar özellikle diyet yapanlar tarafından tercih edilebilir. Lezzetli bir enerji verici olan pancarın suyunu da içebilirsiniz.

9 Mart 2013 Cumartesi

Kerevizin faydaları nelerdir.



En değerli sebzeler arasında yer alan kerevizi enfes salatasıyla ve zeytinyağlı yemeğiyle tanıyoruz. Peki, kerevizin sağlığımıza faydaları nelerdir?

Kerevizde bol miktarda A, C, K ve E vitamini bulunur. Sayısız faydası bulunan kereviz günlük beslenme düzeninde mutlaka yer alması gereken sebzelerdendir.

Rahatlatıcı, ağrı kesici, antiseptik ve anti alerjik özellikleri olan kereviz sindirim sistemi rahatsızlığı olanlara önerilmektedir. Karaciğer ve idrar kesesinin işlevini düzenler, arterit ağrılarını azaltır ve metabolizmayı canlandırarak vücut şişkinliğini alır.

Yüzlerce yıldır doğal afrodizyak olarak da tercih edilen kereviz hafızayı da güçlendirir.

Hamile bayanlar neleri yemeli neleri yememeli.




Hamileyken insanın canı olur olmaz şeyler yemek ister. Yalnızca aşermekten söz etmiyoruz. Canınız her an çok farklı tatlar çekebilir. Afiyet olsun, yiyin tabii... Ancak bazı yasaklı yiyecek ve içecekler var biliyorsunuz. Örneğin alkollü ve kafeinli içeceklerle midye, istiridye, suşi gibi deniz ürünleri bunların başında geliyor. Sigarayı saymıyoruz bile... Diyelim ki kabuklu deniz ürünlerinden ve alkollü içkilerden uzak duruyorsunuz. Ama ya hamile olduğunuzu öğrenmeden önce bunları yiyip içtiyseniz? Hemen panik yapmayın; inanın bu dünyanın sonu değil! Çünkü hamileliğin ilk haftalarında vücut kendini otomatik olarak korumaya alır.

Hamileyken alınan gıdalara tabii ki dikkat edilmeli; ancak gün geçtikçe bu konunun üzerine sizce de aşırı titizlenilmiyor mu? Yine de o kadar sıkı olmamakla birlikte yeme içmelere dikkat etmekte, alkol ve sigaradan uzak durmakta fayda var.

Gizlice yemek
Bizde çok eskiden kalma bir gelenek vardır. Hamile olduğunuzu ilk üç ay, en yakınlarınız dışında etrafa pek söylemezsiniz. Belki siz de henüz erken olduğunu düşünüp hamileliğinizi, ilk aylarda söylemeyi tercih etmiyorsunuzdur. O zaman kalabalık arkadaş davetlerinde ya da iş yemeklerinde size yasak olan yemekleri, içkileri yiyip içmeyeceğinizi söylerken ufak yalanlar söyleyin. "İlaç alıyorum şarap almayayım" ya da size "Sen suşi severdin ne oldu sana şekerim; neden yemiyorsun?" diye soranlara "Midemi bozmuşum yemeyeyim bu akşam" diyebilirsiniz. "Ben tokum. Yemeyeceğim" demek yerine riskli yiyecekler için bazı kolay yer değişimleri yapmaya çalışın.

Arkadaşlarınızla suşi yemeye gittiyseniz, pişmiş balıktan yapılan bir şeyler ısmarlayın. Ya da diyelim canınız çok çiğ köfte istedi. Çiğ köfte yerine kısır yiyebilirsiniz ya da şimdilerde etsiz çiğ köfteler revaçta; tadı da aynı çiğ köfte gibi, deneyebilirsiniz. Gittiğiniz restoranlarda da az pişmiş et ya da içki siparişi veremediğiniz için hamile olduğunuz anlaşılmayacaktır, dert etmeyin. Hem zaten bu mutlu haberi, birkaç aya kadar çevrenizdeki herkes öğrenecek.

Yasaklı yiyecekler
Kuşkusuz kimse bebeğine bilerek zarar vermek istemez. Eminiz siz de tüm hamileliğiniz boyunca yasaklı yiyecek ve içeceklerden uzak durdunuz. Ancak bazen insanın nefsini köreltmesi de gerekir. Özellikle hamilelikteki yasaklar, anne adaylarının daha çok yeme isteklerini artırır. Ailenizin, eşinizin yememeniz gerekenleri dikte etmesi de sizi sıkabilir.

Bir şeye sahip olamayacağını bilmek, onları daha çok istememize sebep olur. Canı kriz halinde suşi isteyen anne adayı, bebek beklediğini fark etmeden önce balık sevmiyor bile olabilir. Bu, aşermeden farklı olarak, sırf yasak olduğu için o yiyeceğin arzu nesnesi haline gelmesi.

Çok pişmiş...
Doktorlar anne adaylarına salam, sosis, çiğ köfte gibi pişmemiş ya da az pişmiş etten yapılan besinleri pek yememelerini öneriyorlar. Bunun sebebi, bakteriyel bir enfeksiyon olan listeriosis adlı hastalık. Çiğ sebze ve etlerden geçebilen bu hastalık, mide bulantısı ve ateşle başlar, tedavi edilmezse menenjite kadar ilerleyebilir. Ancak durum görüldüğü kadar vahim değil. Bu hastalığa yakalanmamanın çok basit ve temel bir kuralı var: Az pişmiş etten uzak durmak ve sebze meyveleri bol suyla yıkamak.

Sağlıklı ve güvenli yemekler için
Bazen yediğiniz şeyler değil onu hazırlama şekliniz de sakıncalı olabilir. Hem sağlıklı, hem de lezzetli yemekler için size birkaç önerimiz var.

- Pişmemiş tavuk ve kırmızı eti, deniz mahsullerini, hava ve su geçirmeyen kaplara koyun. Pişirene kadar, buzdolabında birbirinden ayrı yerlerde tutun.
- Çiğ et ve deniz mahsullerine dokunduktan sonra hemen ellerinizi yıkayın.
- Çiğ et ya da balığı durulamaya çalışmayın; çünkü sadece bakterileri lavabo ve tezgaha daha çok yaymış olacaksınız. Merak etmeyin, yemeğiniz pişerken bakteriler ölecek.
- Artan ve kolay bozulan bütün yiyecekleri, buzdolabında eksi 40 derecenin altında muhafaza edin.
- Kolay bozulan ya da önceden pişirilmiş yiyeceklerinizi iki gün içerisinde tüketmeye özen gösterin.

7 Mart 2013 Perşembe

Ev yapımı doğal boza tarifi



Dr. Feridun Kunak evdeki malzemelerle hazırlanabilecek kış günlerinin vazgeçilmez içeceği olan ev yapımı boza'nın tarifini verdi.
Çocukların gelişimi ve zekası içinde çok faydalıdır.tarifini verdi.
Malzemeler:

2 su b. bulgur

2 su b. şeker

1 su b. boza

Yapılışı:

Bir gün önceden ıslatılan bulgur 4 bardak suda pişirilir. İçine şeker katılıp ocaktan alınır (şeker hastaları şeker atmasın). Ilıyınca boza da eklenip 3 gün bekletilir. Sunarken leblebi tozuyla sunun.

Buzdolabında saklanabilir.

6 Mart 2013 Çarşamba

Sakın ha Sabahları bunları yemeyin





Diyetisyenler sabahları aç karna yenmemesi gereken meyve ve sebzelerin listesini çıkardı. İşte kara liste.
Muzlu yoğurt
Bazı diyetisyenler sabahları muzlu yoğurt yemenin kardiyovasküler rahatsızlıklara sebebiyet verebileceğini öne sürüyor. Ayrıca aç karna tüketildiğinde yoğurt faydalarını kısmen kaybediyor. Yoğurdu yatmadan hemen önce veya yemeklerden 2 saat sonra yemenin daha doğru olduğu savunuluyor.

Portakal
Aç karna tüketildiğinde portakal gastrit veya alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

Hurma ve domates
Hurma ve domates aç karna tüketildiğinde mideyi rahatsız ediyor.

Asitli içecekler
Günlük yaşantımızda da sınırlamamız gereken asitli içecekleri sabah içmekten kaçınmalıyız. Pankreas gereken insülin seviyesini ölçemeyeceğinden kan şekerinde ani bir artış görülebilir ve asit-baz dengesi bozulabilir.

28 Şubat 2013 Perşembe

Her yemekte 100 kalori daha za tüketmenin formülü



Her Yemekte 100 Kaloriyi Azaltmanın Yolları

Bazı noktalara dikkat ederek her yemeğinizden 100 kalori azaltabilirsiniz. Böylece kısa sürede vücudunuzdaki farklılığı görecek ve dolapta bekleyen skinny jean’inizi rahatlıkla giyebileceksiniz

1. Kahvaltıda bol kalorili bir kruvasan yemek yerine bir veya iki dilim tam tahıllı kızarmış ekmekle krem peynir yiyin.

2. Kahvaltı için koca bir omlet ve iki dilim pastırma yerine, iki dilim hindi füme ile iyi pişmiş yumurta beyazı sipariş edin ya da hazırlayın.

3. Sandviçinizi iki yemek kaşığı mayonezle hazırlamak yerine, dört yemek kaşığı humus kullanın. Çok az hardal da ilave edebilirsiniz.

4. Salatanızı kremalı, yoğurtlu, mayonezli soslarla tatlandırmak yerine bir yemek kaşığı yağ ve sirke ekleyin.

5. İki dilim ekmekle değil sadece bir dilimle hazırlanan sandviçleri tercih edin. Böylece daha az ekmek tüketmiş olacaksınız

6. Eğer bir şeyler atıştırmak istiyorsanız tercihinizi patates cipsi yerine yağsız patlamış mısırdan yana kullanın

7. Canınız tatlı yemek istediğinde bu isteğinizi az yağlı dondurulmuş yoğurt atıştırarak geçirin.

8. Sezar salatanıza, küçük kızarmış ekmek parçaları eklemeyin, hatta parmesan peynirini de yarıya düşürün ve size önerilen fazladan peynire her zaman “Hayır” deyin.

9. Atıştırma tabağında sunulan kraker ve tam yağlı peynir yerine, iki parça yağsız peynir isteyin.

10. Eğer canınız kumpir isterse hazırlanma aşamasında az peynir ve az yağ eklenmesine dikkat edin. Üzerine eklenen bol kalorili sosları da koydurmayın

11. Salata ya da çorbayla birlikte gelen galeta ya da bol kalorili küçük dürümleri pas geçin.

12. Eğer canınız mutlaka fast food isterse tercihinizi peynirsiz hamburgerden yana kullanın.

13. Bazı mekanların iş çıkışı saatlerinde düzenledikleri ‘Happy Hour’ zamanlarında masadaki tuzlu kraker gibi atıştırmalıklar yerine meyve yiyin.

14. Şeker katkısı olmayan kuru meyveler tatlı ihtiyacınızı giderir hem de kendinizi uzun süre tok hissedersiniz.

15. Eğer film izlerken cips atıştırmayı seviyorsanız sos tercihinizi yağsız olan salsa sosundan yana yapın.

16.Dört yumurta beyazını ve bir sarısını ince dilimlenmiş biber ve domatesle çırpın. Karışımı orta şiddetteki ateşte pişirin. Bu sağlıklı atıştırmanın kalori değeri 150’nin altındadır. Ayrıca protein metabolizmanızı kuvvetlendirir.

16 Eylül 2012 Pazar

Kantin yerine sağlıklı beslenme gerekiyor.


Medical Park Samsun Hastanesi Diyetisyenlerinden Ezgi Eker Göktaş “Okul çağındaki çocukların düzgün beslenmesi” hakkında bilgi verdi. Göktaş, “Gelişim çağındaki çocukların obez olmasında, anne-babanın beslenme tarzı, öğün sayısı, günlük aktivite şekli etkili olurken, okul çağı ve ergen dönemde bireyin gününün büyük bir kısmını geçirdiği eğitim merkezindeki kantin ve yemekhanelerde sunulan besinlerin içerikleri de etkili olmaktadır. Okul kantinlerinde satılan hamburger, tost, patates kızartması, şekerleme, çikolata, cips, kola, meyve suyu gibi enerji içeriği yüksek fakat besin değeri az olan gıdalar okula başlayan çocuklar için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Fast food yiyen çocuklar lezzetli olması ve büyük porsiyonları tercih etmeleri nedeniyle daha fazla enerji alarak yağ dokularının artmasına neden olurlar. Sağlıksız beslenen çocuklarda şişmanlık, kansızlık, vitamin yetersizlikleri ve diş çürükleri sıkça görülen sorunlardır. Okul çağı çocuklarının sağlıklı beslenmesi için, ailesi ve öğretmenleri tarafından doğru beslenme alışkanlıkları kazandırılması önemlidir” diye konuştu.

SAĞLIKLI BESLENME İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Kahvaltı öğünün çocuklar için çok önemli olduğunu belirten Göktaş, çocukların her sabah düzenli kahvaltı yapma alışkanlığı kazanmalarına özen gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Ezgi Eker Göktaş, “Çocuğun kantinde satılan sağlıksız gıdalar yerine beslenme çantasından taze veya kuru meyve ceviz, badem veya fındık, süt ve evde hazırlanmış atıştırmalık sandviç eksik edilmemelidir. Çocuğun tek tip beslenmemesi için çeşitlilik önemlidir. Gün içerisinde dört besin grubundan çeşitli besinleri (süt, yoğurt- et, peynir-sebze, meyve-tahıl) yeterli miktarda ve dengeli bir şekilde tüketmeleri gerekmektedir.

Okullar, öğrencilerin sağlıklı beslenmesi ve fiziksel aktivite davranışlarını benimsemelerine ve bunları sürdürmelerine yardım etmelidir. Çocuğunuzun ev dışında ne yediğini takip etmeye çalışın, okul kantininde ayran, yoğurt, meyve ve taze sıkılmış meyve suyu gibi sağlıklı gıdaların satılmasını talep edin” şeklinde konuştu.

Sağlıklı Beslenme için Tam Proteinlerin Önemi nedir?


Sağlıklı bir beslenme düzeninin günde 5 porsiyon meyve ve sebze içermesi gerektiğini çoğumuz biliyoruz fakat, proteinlerin genel sağlığımız için önemini çoğu zaman unutuyoruz. Bedensel işlevlerimizi sürdürmek için her gün yeterli miktarda kaliteli protein tüketmemiz gerekiyor.

Ağırlıklı olarak et ürünleri ve soya gibi bitkisel ürünlerde bulunan protein saçtan tırnaklara tüm hücrelerimizin işlevsel ve yapısal bir bileşeni. Suyun ardından, bedende en çok bulunan molekül protein. Protein kaslarımızda, cildimizde, kemiklerimizde, saçımızda, bağışıklık sistemimizde ve bedenimizin tüm diğer kısımlarında bulunuyor. Protein, bedeninizdeki dokuları oluşturuyor, koruyor ve yeniliyor. Çocukluk, erişkinlik ve gebelik sırasında büyüme ve gelişme için de özellikle önemli.

Enzimler ve amino asitlerden oluşan protein, bedendeki kimyasal reaksiyonlar için güç kaynağı sağlıyor ve kanda oksijeni taşıyor. Mevcut 22 amino asitten 9'u, insan bedeni tarafından oluşturulamadığı ve dolayısıyla gıdalardan alınması gerektiği için "temel amino asitler" olarak adlandırılıyorlar.

Tam ve tam olmayan proteinler

Yediğimiz bazı proteinler, yeni proteinler oluşturmak için gerekli tüm amino asitleri içermektedir. Bu tür protein, tam protein olarak adlandırılmaktadır. Tam proteinler genellikle kırmızı et, tavuk, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi hayvansal kaynaklarda ve soya ürünlerinde bulunmaktadır. Diğer protein kaynaklarıysa, tam olmayan protein olarak adlandırılmaktadır ve meyvelerde, sebzelerde, tahıllarda bulunmaktadır.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü'nün (Who) Ortak Uzman Konsültasyonu'nun Protein Kalitesi Değerlendirme Raporu, bir proteinin kalitesini değerlendirmek üzere, basit, bilimsel ve akılcı bir prosedür olan "Protein Sindirilebilirliği Düzeltilmiş Amino Asit Skorunu (PDCAAS)" önermiştir. Bu PDCAAS değerine göre yumurta beyazı, kazein ve izole soya proteini 1.00 tam değer ile en kaliteli proteinler arasında yer almaktadır. Bu değerlendirmeye göre kırmızı et 0.92; bezelye unu 0.69; tam buğday ise 0.40 protein değerine sahiptir.

Soya, tek tam bitkisel protein

Geçtiğimiz 25 yılda ortaya konulan kesin bilimsel veriler, vazgeçilmez amino asit dizisinden ötürü, soyanın besleyici olarak tek tam bitkisel protein olduğunu göstermiştir.

Bu nedenle, FAO ve Who tarafından önerilen değerlendirme yöntemine göre, soya proteini çocuklar ve erişkinlerin temel amino asit gereksinimlerini karşılamaktadır ve kırmızı et, süt, yumurta gibi hayvansal proteinlerle kıyaslanabilir tek tam bitkisel proteindir.

PROTEİN ÖNERİLERİ

Bir kişinin günlük beslenme düzeninde ne kadar proteinin gerekli olduğu kişilere göre farklılık göstermekle birlikte, sağlık profesyonelleri yetişkinlerin ağırlıklarının her kilosu başına günde en az 0,8 gram proteine ihtiyaç duyduğunu ileri sürmektedir. Bu proteini almazsanız, bedeniniz ihtiyacı olanı elde etmek için yavaş yavaş kendi dokularını bozmaya başlamaktadır. Dolayısıyla ortalama 65 kilodaki bir kadının her gün 52 gram; ortalama 80 kilodaki bir erkeğinse 64 gram protein alması gereklidir.