18 Ekim 2013 Cuma

Termal suları şifa kaynağı.

Dr. Mustafa Eraslan, termal suların; içilerek, yüzülerek ve banyo yapılarak farklı yöntemlerle pek çok açıdan şifa olduğunu belirterek, "Bu sulardan istifade edecek vatandaşların doktor kontrolü ve tavsiyesinde bir kullanım yapmaları daha doğru olur" dedi.

Bitkisel formüllere dayalı tedavi anlayışıyla tıp dünyasında farklı bir yer edinen Dr. Mustafa Eraslan, önemli doğal şifa kaynaklarından olan kaplıcaların sağlık üzerindeki etkilerine dair açıklamalarda bulundu. Afyon’da bulunan Gazlıgöl’e giden Eraslan, bölgenin dünyanın en önemli termal merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Eraslan, “Son yıllarda yapılan yatırımlar bölgeye olan ilgiyi oldukça arttırdı. Sağlık turizmi ve koruyucu hekimlik açısından yoğun bir talep alan Gazlıgöl mevkiindeki termal sular, dünya standartlarının oldukça üstünde. Bölgenin termal suyunun mineral sayısı ve zenginliği bölgeyi benzerlerinden ayrıştıran başlıca unsurlardan biri” diye konuştu. Bölge yatırımcılarının daveti üzerine Gazlıgöl’ü ziyaret eden Dr. Mustafa Eraslan, termal suların önemli bir şifa kaynağı olduğunun altını çizdi.
Koruyucu hekim termal sular

Termal suların özelliklerinden bahseden Dr. Mustafa Eraslan, bu tarz doğal kaynakların koruyucu hekimlik vazifesi yürüttüğünü, böylece birçok hastalığın tedavisinde yardımcı ve önleyici özellik taşıdığını söyledi. Eraslan, termal suların içilerek, yüzülerek, banyo yapılarak ve çamur banyosu gibi farklı yöntemlerle pek çok açıdan şifa olduğunu belirtirken, bu sulardan istifade edecek vatandaşların doktor kontrolü ve tavsiyesinde bir kullanım yapmalarının daha doğru olacağını ifade etti.

En sağlıklı besinleri tüketin.

ELMA

Pektin, Bioflanovoid, C vitamini
Kolesterol düzeyini düşürüyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.


ENGİNAR

Cynarin, bol miktarda B ve C vitamini
Kan şekerini düzenliyor. C vitamini kalbi güçlendiriyor.


MUZ

Potasyum, B6 vitamini, Serotonin, Magnezyum
Rahatlatıyor ve uyumaya yardımcı oluyor.


FASULYE

Demir, Kalsiyum, B ve C vitamini, Protein
Kan ve hücre yapımına yardımcı oluyor.


BROKOLİ

Magnezyum, A ve C vitamini, Potasyum
Kansere karşı koruyor, kasları güçlendiriyor.


ESMER BUĞDAY

Lysin, Lezithin
Beyni ve sinirleri besliyor, öğrenmeyi güçlendiriyor.


MANTAR

Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum
Kasları güçlendiriyor, saç ve tırnakları besliyor.


ACI MARUL

Yaşamsal önem taşıyan maddeler, Eser element, Potasyum, Fosfor
Yağ metabolizmasını düzenliyor, felç riskine karşı koruyor.


BEZELYE

Bitkisel protein, Magnezyum
Kolesterol düzeyini düşürüyor, bğırsak kanser riskni azaltıyor.


ÇİLEK

C vitamini, Kalsiyum, Potasyum
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, metabolizmayı harekete geçiriyor.


REZENE

C vitamini, Uçucu yağlar, Demir, Potasyum, Kalsiyum
Öksürüğü önlüyor, vücuda oksijen alımını artırıyor.


KÜMES HAYVANLARI

Protein, Potasyum, Magnezyum, B vitamini, Çinko
Baş ağrısı sorununa karşı etkili, stresten arındırıyor.


GREYFURT

Folikasit, C vitamini
Kan basıncını azaltır, kan yapımını artırır.


YULAF

Karbonhidrat, Demir, Magnezyum, B vitamini
Enerji sağlıyor, kas kramplarını önlüyor, idrar söktürüyor.


KUŞBURNU

Likopen, C ve E vitamini, Demir
Soğuk algınlığı ve gribe karşı önleyici etkiye sahip.


RİNGA BALIĞI

Omega3 yağ asidi, Sodyum, Potasyum
Damar sertliğini ve yüksek tansiyonu önlüyor.


AHUDUDU

C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Demir, Folikasit
Virüs ve bakterilere karşı koruyor, tümör oluşumuna engel oluyor.


MÜRVER

Potasyum, B1 vitamini, C vitamini
Terleten ve öksürüğü azaltan etkiye sahip. Kabızlığa iyi geliyor.


YOĞURT

Kalsiyum, Riboflavin, B12 vitamini
Bağırsak kanserine karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.


FRENK ÜZÜMÜ

C vitamini, Niasin, Kalsiyum
Sinir ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor.


PEYNİRp

Protein, Sodyum, Potasyum, Kalsiyum
Kemikleri güçlendiriyor, sinirleri koruyor.


HAVUÇ

A vitamini, Selenyum
Sperm üretimini sağlıyor, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyor.


PATATES

Mieraller, C vitamini, Bitkisel Protein, Potasyum
Kansere karşı koruyucu, vücudu toksinlerden arındırıyor.


KEFİR

Asit laktik, Asit laktik bakterileri
Bağırsak enfeksiyonuna, kabızlığa ve gaza iyi geliyor.


KİVİ

C vitamini, Karotionid, Flavonoid
Zayıflatıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.


SARIMSAK

Quercetin, Ajoene ve Allisin
Kansere karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.


SOM BALIĞI

Omega3 yağ asidi ve D vitamini
Kemikleri güçlendiriyor, meme kanseri riskini azaltıyor.


PIRASAp

Allisin, Çinko, Manganez, Selenyum
Kan basıncını düşürüyor, kalbi ve damarları güçlendiriyor.


MERCİMEK

Çinko ve Aminoasit
Yorgunluğu gideriyor, strese karşı etkili


MISIR

Çinko, Magnezyum ve B vitamini
Stresle savaşıyor, bağırsak kanserini önlüyor.


USKUMRU

Omega3 yağ asidi, D, B6-B12 vitaminleri ve İyot
Kan basıncını düşürüyor, moral yükselten etkiye sahip


MANGO

A ve B vitamini, Çinko
Cinsel enerjiyi yükseltiyor,orgazm yeteneğini artırıyor.


DENİZ BİTKİLERİ

Omega3 yağ asidi, Pantothenik asit
Kolesterol düzeyini düşürüyor, kalp krizi riskini azaltıyor.


SİYAH TURP

C vitamini, Kalsiyum, Potasyum, Demir
Bağışıklık sistemini ve kan dolaşımını güçlendiriyor.


KAVUN

Mahnezyum, Potasyum ve Kalsiyum
Vücuttaki su düzeyini ayarlıyor, idrar oluşumunu artırıyor.


SÜT

Kalsiyum, D, A ve B2 vitaminleri
Kemik oluşumunu teşvik ediyor, bağırsak kanserine karşı koruyor.


PEYNİR SUYU

Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Laktik asit bakterileri
Sindirim sistemi şikayetleri ve mide yanmasına karşı iyi geliyor.


CEVİZ, FISTIK, FINDIK

B ve E vitamini, Çinko, Demir
Sakinleştiriyor, uyumayı sağlıyor, stresi azaltıyor.


ZEYTİNYAĞI

Doymamış yağ asidi, E vitamini
Kötü huylu kolesterol düzeyini düşürüyor, hücreleri koruyor


PORTAKAL

B ve C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Selenyum
Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor.


PAPAYA
Karotinoid, Enzimler, C vitamini
Kalp hastalıklarını önlüyor, stresi azaltıyor


YEŞİL-KIRMIZI BİBER

Capsaicin, A ve C vitamini, Çinko
Baş ağrısı ve migrene karşı koruyucu etkiye sahip


ERİK

Potasyum, Demir, B vitamini
Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor, enerji veriyor.


KIRILMAMIŞ PİRİNÇ

Protein, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum
Mide anması ve gaza karşı etkili. Vücuttaki fazla suyu atıyor.


RAVENT

Magnezyum, Manganez, Kalsiyum, B vitamini
Sağlıklı kemiklerin oluşumuna katkıda bulunuyor.


DANA ETİ

Demir, Protein ve Potasyum
Soğuk algınlığı, öksürük ve gribe karşı iyileştirci etkiye sahip.


LAHANA TURŞUSU

Laktik asit bakterileri ve B12 vitamini
Tümör oluşumunu önlüyor.


KEREVİZ
Potasyum, Sodyum, Kalsiyum, Magnezyum
Kabızlık, mide ve bağırsak sorunlarına karşı etkili.


SHIITAKE MANTARI

Lentinan, D vitamini
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kanser oluşumunu engelliyor.


SOYA

Yağ, E vitamini ve Protein
E vitamini hücreleri koruyor, kanser riskini azaltıyor.


Ben bu yukardakilerden Yoğurt, zeytinyağı, Kırmızı ve yaşil biber sağlığım icin bilhassa kullanıyorum. Ama diğer yandan Patates, Fasülye , Bezelye gibi normal yemekleride zaten herkes yemeyi ihmal etmiyordur.

Sağlıklı yemeler diliyorum. 

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Hazal Kaya '2,5 ayda 11 kilo verdim! '


'2,5 ayda 11 kilo verdim! '

Hazal Kaya yeni işini, kilo verme hikâyesini, altına konulduğu söylenen takoz dedikodularını Hürriyet'ten Hakan Gence'ye anlattı..

İşte Röportajın bir kısmı;

‘Aşk’, Kanal D’nin yeni sezonda en güvendiği ve iddialı dizilerinden biri. Başrol oyuncusu Hazal Kaya yeni işini, kilo verme hikâyesini, altına konulduğu söylenen takoz dedikodularını ve erken yaşta gelen şöhretle nasıl başa çıktığını anlattı. Bir araştırmaya göre adında ‘Aşk’ geçen diziler daha çok tutuyormuş...

A.Ş.K’IN FRAGMANI GÖRÜCÜYE ÇIKTI.. VİDEO

- Belki de sevgiye ihtiyacımız var...

Siz bu ihtiyacı nasıl tanımlıyorsunuz?

- Güzel bir his ama bir yandan da hormonal bir durum. Abartmaya gerek yok. Dizinin tanıtım cümlesi: “Paranın satın alamadığı şey nedir?” Sizce ne?

- Sağlık!
Peki, aşk satın alınır mı?

- Satın alınmış bir aşka aşk denir mi ki? Bu ne kadar sağlıklı? Mevzu, dönüyor dolaşıyor tekrar sağlığa geliyor işte.
Canlandırdığınız karakter Azra kimdir, nasıl biridir?

- Tenis hocası. Ailesine bakıyor. Her şey karakterlerin hayatında yaşanan bir olayla başlıyor. Bir anlık cesaretin nelere sebep olabileceği görülüyor.

Şimdiye kadar canlandırdığınız karakterlerden farklı olarak Azra’da bizi heyecanlandıracak yeni bir yön var mı?

- Şimdiye kadar hep genç kızları canlandırdım. İlk kez bir genç kadını canlandırıyorum. Azra daha farklı, kendi ayakları üzerinde duran, güçlü biri. Canlandırdığım karakterler içinde bana en çok benzeyeni o. Güçlü yanını kendime benzetiyorum. Azra gibi ben de çok küçük yaşta sorumluluk aldım

Bahsettiğiniz güçlü yanınız ne zaman, kime ve neye karşı oluştu?

-Bu işe 16 yaşında başladım. Daha ne olsun!
Duvarlarım var’ duruşunuzun sebebi de bu anlattığınızk erken yaşta işe başlamak halleri mi?

- Hayır. Çocukluğumdan beri çevremdekiler, ‘şımarık ve soğuk’ bir tip olduğumu söyler. Bunun sebebi sanırım yüz ifadem. Aslında bizim bütün aile böyle. Yoksa soğuk değilim, hatta keşke öyle olmayı becerebilseydim. Çünkü öyle durabilenlere bayılırım.

Sette takoz kullandığınız yazılıp çiziliyor…

- Dünyanın her yerinde, 1.90’lık oyunculara dahi, kamera açısı için gerekiyorsa takoz veriyorlar.
Çok kilo vermişsiniz. Nasıl oldu?

- Şeker hastalığımdan dolayı bir buçuk ay içinde kilo aldım. Hastalığı kabullenme sürecim sıkıntılı geçti. Düşün, 22 yaşımda yemek yedikten sonra şekerim fırlıyor, ardından düşüyor ve ben uyuyakalıyorum! Sonra hastalığıma uygun bir beslenme programı oluşturdum, yemeklerimi kendim pişirmeye başladım.  2.5 ayda sağlığıma kavuştum, 11 kilo verdim.

Röportajın devamını okumak için tıklayınız

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Tıp tarihine geçecek bir tedavi geliştirildi.


İlk kez kullanılan bu teknikle hayati tehlikesi olan 6 çocuğu tedavi etmeyi başardılar. Bu bilim adamlarının aralarında bir de Türk var.

-6 çocuğun genetik hastalığı tedavi edildi.
-Tedavide kötü huylu içerikten arındırılmış HIV virüsü kullanıldı.
-Bu tekniğin tıp tarihinde bir ilk olduğu açıklandı.
-4 yaşındaki Canalp de tedavi görenlerden biri.

Milano San Raffaele-Telethon Gen Tedavisi Enstitüsü (TİGET), tıp tarihine geçecek bir tedaviye imza attı. 1995 yılında kurulmuş olan enstitüden yapılan açıklamaya göre; genetik hastalıklarından dolayı hayati tehlikesi olan 6 çocuk, kötü huylu içerikten temizlenmiş, AIDS’e neden olan HIV virüsü sayesinde yaşama sarıldı. Söz konusu arındırılmış virüs (lentivirüs), laboratuar ortamında çocukların kök hücrelerine bulaştırılarak, sağlam geni taşıyacak şekilde değiştirildi ve hasta olanın yerine kondu. Tedavi edilen kök hücreler tekrar çocuk hastaların kanına enjekte edildi. Bazen olumlu bazen olumsuz tepkime alınsa da uzun süren laboratuar denemelerinin ardından yarısı bağışıklık yetmezliği hastalığı Wiskott Aldrich Sendromu (WAS), yarısı ise sinir sistemini etkileyen metakromatik lökodistrofiden hastalığına sahip olan 6 çocukta oluşan DNA hasarında büyük oranda iyileşme tespit edildi.

DİĞER GENETİK HASTALIKLARA UMUT

Söz konusu genetik tedavi yöntemi tıp dünyasında önemli bir gelişme olarak kaydedilirken, diğer genetik hastalıklara da çare olacağı düşünülüyor. Bu keşfi gerçekleştiren kişi ise, “Doktor AIDS” olarak anılan Luigi Naldini . Nadir rastlanan ve çok sayıda kişinin yaşamına mal olan bu iki genetik hastalığa ilişkin çalışmalarına 1996 yılında başlayan TİGET Başkanı Naldini, geliştirdikleri bu yeni tekniğin uzun vadeli güvenli kullanımı için araştırmaların devam etmesi gerektiğine inanıyor.

12 Temmuz 2013 Cuma

Feridun Kunak zayıflama çayı tarifi


Op. Dr. Feridun Kunak zayıflamak için oldukça etkili zayıflama çay tarifini açıkladı.

Malzemeler:

* Yeşil çay 50 gram
* Biberiye 50 gram
* Kekik 50 gram
* Kiraz sapı 50 gram
* Isırgan yaprağı 50 gram
* Mısır püskülü 50 gram
* Papatya 50 gram
* Rezene 50 gram
* Kuşburnu 50 gram
* Oğul otu 50 gram
* Funda yaprağı 50 gram

Zayıflama Çayını hazırlama: Malzemelerin tamamını karıştırarak bir kavanozda saklayın. Üç su bardağı kaynar suya bu karışımdan 1 tatlı kaşığı koyun. 5 dakika kısık ateşte kaynatın ve ardından 5 dakika demlendirin.

Hazırladığınız bu zayıflama çayına limonla veya bal karıştırarak için.

Yüksek kollestrolün kontrolü nasıl yapılır.

Hastada kalp ve damar hastalığı yoksa, LDL-kolesterol düzeyinin 130 mg/dl'nin altına düşürülmesi hedeflenmelidir. Kişide kalp ve damar hastalığı varsa (kalp krizi, koroner arter daralmasına bağlı göğüs ağrısı, koroner damar ameliyatı hikayesi, balon anjiografi, beyine, böbreğe, bacaklara giden damarlarda kolesterol birikimi gibi), LDL-kolesterol düzeyi, 100 mg/dl'nin altına düşürülmelidir. İlaç tedavisinden önce denenmesi gereken yöntemler: Öncelikle beslenme alışkanlığınızı değiştirin. * Kızartmalardan kaçınınız. * Kırmızı et yerine beyaz et tüketin. Tavuğun derisini çıkartın ve etin üzerindeki yağları ayırın. * Kaymak ve yağlı süt yerine yağsız ya da yarı yağlı süt tercih edin. * Sıvı bitkisel yağlar (zeytinyağı, çiçek yağı, mısır yağı, soya yağı gibi) doymamış yağ oranı yüksek yağlardır. Bunları tercih edin. Katı yağlardan uzak durun. * Alışveriş yaparken hazır gıdaların etiketlerini okuyarak, yağ miktarlarına göre alın. * Doymuş yağ oranı yüksek olan yiyecekler yerine nişastalı ve lifli besinler tercih edin. * Sakatatlardan (karaciğer, böbrek ve beyin gibi) uzak durun. * Daha az yumurta ve yumurta kullanılarak hazırlanmış yiyecek tüketin. * Daha fazla meyve ve sebze tüketin. Sigara bırakılmalıdır. Eğer tansiyon yüksekliği de varsa buna yönelik beslenme değişiklikleri de yapılmalıdır (tuzun azaltılması gibi). Şeker hastalığı varsa mutlaka kontrol altına alınmalıdır. Gerekirse insülin kullanılmalıdır. Kilonuz fazla ise mutlaka kilo vermelisiniz. Düzenli egzersiz HDL-kolesterolü yükseltir, LDL-kolesterolü düşürür. Haftada, 3 - 5 kez, 30-45 dakika yürüyüş, koşu, yüzme, bisiklete binme gibi sporlar yapılmalıdır.

16 Nisan 2013 Salı

Suna Dumankaya Sivilce ve Akne Tedavisi İçin Doğal Maske



Suna Dumankaya Sivilce ve Akne Tedavisi İçin Doğal Maske

Suna Dumankaya, akne tedavisi; ve sivilce tedavisi amaçlı doğal bir maske önerisinde de bulunmaktadır. Suna Dumankaya tarafından sivilce tedavisi; ve akne tedavisi amaçlı olarak önerilen cilt bakım maskesinin tarifi şu şekildedir:

Bir çay kaşığı kabartma tozu, bir tane portakal kabuğu… Suna Dumankaya tarafından sivilce tedavisi;ve akne tedavisine yönelik önerilen cilt bakım maskesinin hazırlanışı ise şu şekildedir:

Portakalın kabuğu öncelikle rendelenir; sonrasında ise rendelenen portakal kabuğu havana alınarak ezilip krem kıvamına getirilir. Ve bu portakal kabuğu kreminin üzerine kabartma tozu ilave edilip karıştırılır.

Elde edilen maske, sivilce; ve aknelerin üzerine sürülerek, yirmi dakika boyuncaetki etmesi beklenir; ve belirtilen sürenin sonunda cilt ılık su ile durulanır

Yaza formda girmenin püf noktaları



Bahar mevsiminin gelişi ve güneşin bize daha çok gülümsemesi; önce kalın kışlık kıyafetlerden çıkarıyor bizi, bunun dışında daha çok dışarıda vakit geçirmeye ve dolayısıyla daha çok hareket etmeye başlıyoruz. İncelen ve kısalan kıyafetler, daha çok dışarıda vakit geçirerek sosyalleşme olgusunun artması da içimizdeki fit olma duygusunu harekete geçiriyor.

 Kışın kalın kazakların ve montların altına sakladığımız fazla kilolarımız ile endişelerimizin uyandığı mevsim bahar, hepimiz bir an önce onlardan kurtulmak istemeye başlıyoruz.
Baharda bir yandan fazla kilolarımızdan kurtulmaya çalışırken, bir yandan vücudumuz yeni mevsime adapte olmaya çalışıyor. Sonbaharın bitişi ile halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, uyuşukluk ve uykudan zor uyanma belirtileri ile baş gösteren bahar yorgunluğu ile mücadele ediyoruz. Bahar yorgunluğunun temel nedeni mevsim değişikliğine bağlı artan negatif iyonlar. Negatif iyonlar vücutta yorgunluğa ve halsizliğe neden olurken, pozitif iyonlar iyi hissetme ve mutluluk ile ilişkilendiriliyor. Mevsim değişikliğine bağlı bozulan iyon dengesi yeniden oluşana kadar bahar yorgunluğu devam edebiliyor. Bahar yorgunluğunu engelleyecek beslenme stratejileri ile bu yorgunluktan daha kısa sürede kurtulmak mümkün. Diyetisyen Gizem Şeber anlattı, biz dinledik…

BAHAR YORGUNLUĞUNU BESLENME İLE YENİN
Az ve sık beslenin… Her besin tüketiminden 3 saat sonra kan şekeri düşmeye başlar. Açlık süresi uzadıkça kan şekerinde oluşan düşmeye paralel yorgunluk düzeyi artar. Öğünlerde aşırı miktarda besin tüketmek yerine az ve sık beslenmek, kan şekerinizde oluşacak dalgalanmaları azaltacağından ötürü kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.

Günde en az 2 litre su için… Vücutta su oranının azalması, halsizlik ve yorgunluğa yol açabilir. Vücuttan su kaybını engellemenin en kolay yolu susuzluk hissinin oluşmasını beklemeden su içmektir. Bahar ayları boyunca günde en az 2 litre su içmek gereklidir.
Kan şekerinizi hızlı yükselten besinlerden kaçının… Kan şekerini hızlı yükselten besinler, aynı zamanda kan şekerini daha hızlı düşürür. Kan şekerinde meydana gelen hızlı düşüş, bahar yorgunluğunun artmasına yol açabilir. Bu nedenle beyaz un ve beyaz şeker içeren ve kan şekerinde dalgalanmalara yol açan besinlerden mümkün olduğunca uzak durmanız gerekir.
Ağır yemeklerden kaçının… Kızartma ve kavurma gibi yüksek yağ içeren ya da hamur işleri gibi sindirimi zor gıdalardan bahar süresince uzak durmanız sağlıklıdır. Bu tür yiyecekler, öğün sonrası uykunuzun gelmesine neden olabilir.
Günde en az 5 porsiyon taze meyve-sebze tüketin… Yapılan araştırmalar, kaliteli bir yaşam için günde 5 porsiyon çiğ sebze ve meyve tüketilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Sebze ve meyvelerde bulunan vitamin, mineral ve antioksidanlar vücudun daha enerjik olmasını sağlamanın yanı sıra, çevresel faktörler nedeniyle oluşan hücre yaşlanmasını da yavaşlatır.
BAHAR YORGUNLUĞUNU YENMENİZE YARDIMCI OLACAK BESİNLER
Tam tahıllar: Tam buğday, çavdar ve yulaf gibi tam tahıl ürünlerini düzenli tüketmeniz bahar yorgunluğunu yenmenize yardımcı olur. Tam tahıllar; zengin lif içerikleri, kan şekerinde dalgalanma yaratmamaları ve yüksek oranda B vitamini içermeleri nedeniyle baharda en yakın dostunuz olması gereken besinlerdendir.
Kuruyemişler: İçerdikleri E vitamini, lif, magnezyum ve potasyum ile yorgunluğun düşmanı olan besinlerdir. Özellikle fındık, badem ve ceviz içerdikleri omega-3 yağ asitleri nedeniyle diğer kuruyemişlerden bir adım öndedir. Günde 1 avuç kuruyemiş tüketmek, hem kalp sağlığınız hem de baharı enerjik geçirmeniz için gereklidir.
Muz: İçerdiği yüksek potasyum oranı ile yorgunluğu yenmekte kullanılacak besin silahlarından biridir. Aynı zamanda mutluluk hormonu olarak bilinen seratonin hormonunun salgılanmasını sağlar.
Mantar: Yapılan bazı bilimsel araştırmalar mantarın da seratonin salgılanmasına yardımcı olduğu görüşündedir. Mantar aynı zamanda iyi bir protein kaynağı olduğu için vejetaryenler için de sağlıklı bir seçimdir.
Avokado: Avokado, vitamin-mineral içeriği yüksek ve aynı zamanda sağlıklı yağ asitlerini yapısında bulunduran bir meyvedir. Günlük vitamin ihtiyacının karşılanmasında ve vücudun ihtiyaç duyduğu yağ asitlerinin alınmasında önemli rol oynayabilir. Ayrıca avokado, birlikte tüketildiği besinlerin vücutta daha iyi kullanılmasına yardımcı olur.
Koyu yeşil yapraklı sebzeler: Koyu yeşil yapraklı sebzeler, B vitamini ailesinde yer alan folik asitten zengindir. B vitaminleri bahar yorgunluğu açısından önem taşıdığı için koyu yeşil yapraklı sebzelerin de soframızda bu mevsimde sıkça yer alması gerekir.
Kefir: Kefir, içerdiği probiyotik bakteriler ile bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Güçlü bir bağışıklık sistemi, bahar yorgunluğunu kolay atlatmamızı sağlar.
BAHARDA BESLENMENİN KARE ASI
Kuşkonmaz: İçerdiği prebiyotik lifler sayesinde, barsaklarımızda yaşayan probiyotik bakterilerin üremelerini sağlar. Prebiyotik özelliği ile sindirim sisteminin düzgün çalışmasında, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli etkileri vardır.
Karnahabar,brokoli: A, E, C vitaminlerinden zengin bu iki sebze aynı zamanda suforafen isimli antioksidanı içeriyor. Bu nedenle vücudumuzu temizlemeye yardımcılar aynı zamanda hormona bağlı kanser türlerine yakalanma riskini azaltıyorlar.
Ananas: Yüksek C vitamini içeriğinin yanı sıra, içerdiği bromalin ile düzenli tüketildiğinde vücutta yağ yakımına destek olduğu biliniyor. Aynı zamanda bahar ayında selülitleri düzeltme etkisi nedeniyle kadınların baş tacı olmalı.
Nar: İçerdiği antosiyanin ve diğer polifenolik birleşikler ile kalp-damar sağlığını korumada ve kanser riskini azaltmada etkin. Bahar aylarında ise sıkça görülen boğaz ve barsak enfeksiyonlarına karşı koruma sağlıyor. C vitamini içeriği ile dikkat çeken meyveler kategorisinde.
VÜCUDUNUZU YAZA HAZIRLAYIN…
Kışın soğuğu ve rehavetine kapılıp kilo aldıysanız, sağlıklı beslenmeye başlamanın tam zamanı. Kışın ihmal ettiğimiz şeylerin başında gelen suyu baş tacı etmeye başlayın ve günde en az 2 litre düzenli su için. Beslenmenizi günde 3 saatten uzun aç kalmayacak şekilde yeniden planlayın. Kışın TV karşısında yatana kadar yediğiniz abur cuburlardan uzaklaşın ve yatmadan 2 saat önce yemeyi kesin. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek ve bahar yorgunluğuna teslim olmamak için günlük çiğ sebze ve meyve tüketiminizi arttırın.
YAZA FİT GİRİN…
Aşağıda yer alan beslenme programı; herhangi bir sağlık sorunu olmayan, 25-35 yaş arası, günlük fiziksel aktivite düzeyi düşük olan ve oturarak çalışan kadınlar için örnek olarak hazırlanmıştır. Beslenme programı, kişinin parmak izi gibidir, sadece kişiye özel olmalıdır.
PAZARTESİ
Kahvaltı:               1 su bardağı organik süt
6 yemek kaşığı dolusu yulaf ezmesi
1 küçük boy muz
Kuşluk:                10 adet kavrulmamış Kaju fıstık
Öğle:                   1 küçük boy tam tahıl ekmeğine ızgara tavuklu sandviç
1 küçük kutu ayran
İkindi:                       1 adet kivi ve 2 adet tam ceviz
Akşam:                    8 yemek kaşığı kabak yemeği
2 dilim çavdarlı ekmek
1 kase yağsız cacık
İstenildiği kadar mevsim salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve limon suyu)
Gece:                       1 su bardağı yağsız patlamış mısır
SALI
Kahvaltı:               2 yumurtalı yağsız kabaklı omlet
2 dilim tam buğday ekmeği
Yağsız söğüş sebze
Şekersiz limonlu ıhlamur
Kuşluk:                    1 su bardağı meyveli kefir
Öğle:                        Izgara levrek fileto
1 dilim kızarmış kepek ekmeği
İstenildiği kadar yeşil salata (3 adet tam ceviz ve nar ekşisi ile)
İkindi:                      1 adet tam tahıl barı veya meyveli pirinç barı
Akşam:                    8 yemek kaşığı dolusu pazı yemeği
4 yemek kaşığı dolusu yağsız haşlanmış makarna
1 kutu probiyotik yoğurt
Gece:                       3 halka dilim ananas ve ½ nar
ÇARŞAMBA
Kahvaltı:                                 1 adet tam buğday ekmeğine dil peynirli yağsız tost
Şekersiz limonlu yeşil çay
Kuşluk:                                      1 su bardağı yarım yağlı süt (ılık ve toz tarçın ile servis edilmiş)
Öğle:                                          2 dilim ince hamurlu kepekli sebzeli pizza
1 su bardağı diyet limonata
İkindi:                                        4 adet mısır-pirinç patlağı
Az sütlü şekersiz nescafe
Akşam:                                      Fırında sebzeli tavuk (150 gram, derisiz)
2 yemek kaşığı dolusu buharda pişmiş esmer pirinç
1 su bardağı ayran
Çoban Salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ile)
Gece:                                         1 avuç dolusu kuru yaban mersini
4-5 dilim kurutulmuş elma
PERŞEMBE
Kahvaltı:               3 dilim ananas
1 adet kivi
1 kutu meyveli probiyotik yoğurt
1 avuç kurt üzümü
3 adet tam ceviz
Kuşluk:                    4 adet kepekli tatlı bisküvi
Öğle:                        Hellim peynirli ızgara sebze tabağı (limon ve nar ekşisi ile)
2 adet mayasız kraker
1 su bardağı meyveli soda
İkindi:                      1 dilim peynir veya 1 adet haşlama yumurta
1 adet mayasız kraker
Akşam:                    5 yemek kaşığı dolusu sebzeli bulgur pilavı
4 yemek kaşığı dolusu yoğurt
Gece:                       1 avuç dolusu kabak çekirdeği
CUMA
Kahvaltı:               3 yemek kaşığı dolusu lor peyniri (maydanoz ve kırmızı pul biber ile)
2 dilim bol tahıllı ekmek
Yağsız söğüş sebze
Şekersiz meyve çayı
Kuşluk:                    2 tablet çikolata
Öğle:                        Yeşil mercimekli ve haşlanmış buğdaylı salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve limon ile)
2 kare dilim mısır ekmeği
İkindi:                      ½ bol tahıllı simit
1 su bardağı az yağlı sade kefir
Akşam:                    1 porsiyon tavuk şiş
İstenildiği kadar mevsim salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve limon ile)
Gece:                       3-4 kuru kayısı veya 2 adet kuru incir
10 adet fındık veya badem veya yer fıstığı
CUMARTESİ
Kahvaltı:               1 küçük boy hindi fümeli sebzeli sandviç
1 çay bardağı taze sıkılmış şekersiz meyve suyu
Kuşluk:                    1 küçük boy şekersiz light latte veya az sütlü nescafe
Öğle:                        1 kepçe mercimek çorbası
2 kare dilim fırında mücver
2 yemek kaşığı yarım yağlı yoğurt
İkindi:                      Beyaz peynirli Salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile)
Akşam:                    2 yumurtalı yoğurt soslu çılbır
2 dilim çavdarlı ekmek
Roka salatası (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve limon ile)
Gece:                       1 kup karışık meyve salatası
PAZAR
Kahvaltı:               ½ adet yağsız sade gözleme
1 dilim beyaz peynir
4 adet yeşil zeytin
1 tatlı kaşığı doğal reçel
Taze maydanoz ve kekik salatası
Kuşluk:                    1 avuç çekirdekli siyah üzüm
Öğle:                        Izgara bonfile (150 gram)
Haşlanmış sebze tabağı (brokoli, kabak, karnabahar)
2 yemek kaşığı haşlanmış esmer pirinç
İkindi:                      1 adet yulaflı kurabiye
Akşam:                    1 kase metabolizma çorbası
2 adet mayasız kraker
Cevizli yoğurtlu kereviz salatası
Gece:                       5-6 adet elma cipsi
DİYETİNİZE GÜÇ KATACAKLAR…
Yeşil çayın gücü: Günde 2-3 kupa yeşil çay tüketerek metabolik hızınızın artmasına yardımcı olabilir, vücudunuzda ödem tutulumunu engelleyebilirsiniz.
Egzersiz öncesi kafein: Egzersizden 30 dakika öncesinde tüketilen kahvenin, egzersiz esnasında yağ yakımının daha kısa sürede başlamasına yardımcı olduğu bilinmektedir.
Egzersiz sonrası yağsız süt: Egzersizden sonra tüketilen bir bardak yağsız sütün vücutta kas kitlesini arttırmaya yardımcı olduğu bilinmektedir.
Ödeme hayır deyin: Vücudunuzda şişlik hissettiğiniz günlerde salatalarınıza bol miktarda maydanoz ilave edin veya ½ demet maydanozu katı meyve sıkacağından geçirerek suyunu tüketin.
Kabızlık önemli faktör: Barsaklarda yaşanacak düzensizlik, kilo vermeye olumsuz yansıyacağından ötürü, kabızlık sorunu yaşadığınız dönemlerde sebze ve meyve tüketimini arttırın ve sabah uyanınca 1 porsiyon taze meyve tüketin.

11 Nisan 2013 Perşembe

Düğün hazırlığındaki genç kızlara gelin diyeti



2013 yazı da birçok genç kızın hayallerine kavuştuğu muhteşem düğünlerle geçecek.

1) Hazırsanız Başlayalım

Eğer zamanınız kıymetliyse doğru kullanmalısınız. İdeal kilonuz nedir ve ideal kilonuza ulaşmak için kaç kilo vermeniz gerekiyor öncelikle bunu belirleyin. Haftada 0,5-1 kg vermeyi hedefleyerek kaç haftaya ihtiyacınız olduğunu belirleyerek diyete başlama tarihine karar verebilirsiniz.

2) İyi Beslenin

İyi beslenmenin anlamı pahalı besinler tüketmek değildir. Taze sebze ve meyveler, tam tahıllılar, düşük yağlı süt ürünleriyle dengeli ve sağlıklı beslenmek, işlenmiş gıdaları hayatımızdan mümkün olduğunca uzaklaştırmak, enerji düzeyini korumanıza yardım edecek ve zaman gemcesine rağmen metabolizmanızın yavaşlamasına engel olacaktır.

3) Bol Bol Su İçin

Her gün 8 bardak civarında su içmek vücuttan toksinleri atmanıza yardımcı olurken aynı zamanda tok hissetmenizi sağlar. Sağlıklı ve dengeli bir diyetin yanında bol su içerek sadece güzel bir vücuda sahip olmakla kalmayacak, ışıldayan bir cilt, parlak saçlar, güçlü tırnaklara da sahip olacaksınız. Makyajınızın miktarı ne olursa olsun etrafınıza ışık saçtığınızı hissedeceksiniz.

4) Kollarınızı Şekillendirin

Hep straplez bir gelinlik mi hayal ettiniz ama kollarınızın nasıl görüneceği sizi endişelendiriyor mu? Endişeye hiç gerek yok!! Düşük ağırlıklarla ve sık tekrarlarla yapacağınız antrenmanlar sonucu istediğiniz kollara kavuşacak ve rüyalarınızın elbisesinde kendinizi çok daha mutlu hissedeceksiniz.

Sadece 6 haftanız mı kaldı?? Hiç de kısa bir zaman sayılmaz, ister spor salonunda ister yüzme havuzunda, ister dışarıda tempolu yürüyüşlerle de vücudunuzu şekle sokabilirsiniz.

5) Yardım Alın

Nedimelerinizden, arkadaşlarınızdan, aile üyelerinden, düzenli egzersiz yapma ve sağlıklı beslenme konusunda sizi motive etmeleri için yardım isteyin. Hemen hemen herkes düğüne kadar kilo vermeyi dener bu yüzden de size ihtiyacınız olan bütün desteği vereceklerdir.

6) Beslenme Uzmanına Başvurun

6 haftada rahatlıkla 4,5 -5 kilo verip gelinliğinizin içinde harika görünebilirsiniz (Yalnız bu durumu gelinlikçinize söylemenizde fayda var ;) Biz beslenme uzmanları olarak sizlere uygun hazırladığımız beslenme programlarıyla ideal kilonuza ulaşmanızı hedeflerken , sizlere hazırlayacağımız alışveriş listeleri ve yemek tarifleriyle de hayatınızı kolaylaştırıyoruz. Kendinizi hazır hissettiniz an en yakınızdaki beslenme uzmanına başvurarak işe başlayabilirsiniz.

7) Gülümseyin

Kalorileri yakabilirsiniz, o büyük günde ve büyük güne hazırlandığınız her dakikanın tadını çıkartın!

Ve büyük gün geldi tüm hazırlıklarınızı tamamladınız, her şey harika. O kadar çok uğrastınız ki her şeyin mükemmel olmasını istiyorsunuz ve tabii her şeyin mükemmel olması için öncelikle kendinizi iyi, sağlıklı formda ve harika hissetmelisiniz.

Uzun bir gece sizi bekliyor, gecenin ilerleyen saatlerinde uykusuzluk ve mide problemleri çekmemek için düğün günü hafif yiyecekler ve küçük porsiyonlar tercih edilmelidir. Pilav, makarna, kızartma ve ağır bir tatlı tüketiminden kaçınarak yemek sonrasında oluşabilecek ağırlık, hazımsızlık ve uyku hali engellenebilir.

Büyük günün vereceği stres ve heyecanı yenmek için gün içerisinde papatya ve biberiye çayları 2-3 bardak kadar tercih edilmelidir.Yine o gün şişkinliği önlemek adına başta bol miktarda su ve kiraz sapı iyi bir tercih olacaktır. Bir tutam kiraz sapını 400 mil su ile 4-5 dk kaynatıp 1- 2 fincan tüketebilirsiniz.

Düğün günü ve öncesindeki son birkaç gün sebze meyve ağırlıklı beslenmek ,tuz kullanımını minimum düzeye çekmek, şeker ve şekerli ürünleri tüketmemek sindirim sistemi sorunlarınızdan da kurtularak oluşabilecek şişkinliklerini önlemenizi sağlarken uykunuz da düzenleyecektir.

Düğün günü öncesinde son 3 gün uygulanacak örnek diyet programı

Kalkınca: 1 büyük bardak ılık su(400 ml- oda sıcaklığında) içinde elma ve limon dilimleri ile

Sabah;

1 adet probiotik sade yoğurt

1 küçük boy elma rendesi

3 kaşık sade yulaf ezmesi

(karışımın üzerine tarçın eklenebilir)

1 büyük bardak ılık su (400 ml)

Ara;

1 kivi +10 çilek

1 büyük bardak ılık su (400 ml)

Öğle

2 dilim esmer ekmek içine ( haşlanmış tavuk/az yağlı peynir/ ton balığı)+ bol yeşillik ile sandviç
1 kutu ayran

1 büyük bardak ılık su (400 ml)

Ara

1 büyük boy elma

1 büyük bardak ılık su (400 ml)

Ara

Labne peynir sürülmüş 1 dilim esmer ekmek+ (kırmızı biber,taze nane, dereotu, domates vb yeşillikler)
1-2 fincan biberiye veya papatya çayı

1 büyük bardak ılık su (400 ml)

Akşam

1 tabak haşlanmış veya ızgara sebze(üzerine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile)

4 yemek kaşığı light yoğurt(160-200 gram)

1 saat sonra:

1 fincan yeşil çay

1 büyük bardak ılık su (400 ml)

Ara

1 kivi

1 adet probiotik sade yoğurt

Düğün Günü Örnek Diyet Menüsü
Kalkınca: 1 büyük bardak ılık su(400 ml- oda sıcaklığında) içinde elma ve limon dilimleri ile

Sabah

2 dilim taze ananas

2 kivi

10-12 çilek

Ara

½ paket diyet bisküvi+papatya çayı

1 büyük bardak ılık su

Öğle

2 dilim esmer ekmek+ 2 dilim light dil veya kaşar peyniri(taze nane, dereotu , marul ve domates ile sandviç

1 bardak light ayran ( 3 yemek kaşığı light yoğurtla hazırlanabilir)

Ara

1 kivi

1 büyük bardak ılık su

Ara

1 adet sade probiyotık yoğurt

½ paket diyet bisküvi

1 fincan biberiye çayı

1 büyük bardak ılık su

Akşam

Izgara Tavuklu /ton balıklı/somonlu/peynirli salata(1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile)

1 dilim esmer ekmek

1 Saat Sonra;

1 fincan yeşil çay

1 büyük bardak ılık su

1 su bardağı laktozsuz light süt

Daha öncede bahsettiğimiz gibi düğün gününüz ve öncesinde gaz , şişkinlik ve hazımsızlık yapabilecek besinlerden uzak durmanız yararınıza olacaktır. Peki özellikle dikkat edilmesi gereken besinler nelerdir?

Düğün gününe son 3 gün kala tüketilmemesi gereken besinler;

Bakla, fasulye, kuru fasulye,nohut vb kurubaklagiller, bezelye, karnabahar, soya fasulyesi
Erik, kayısı, kuru üzüm,muz, şeftali, armut
Kabak, turp, soğan, enginar, kereviz
Kızartılmış besinler, yağlı ve soslu besinler
Krema içeren tüm besinler
Sakız
Alkollü ve yüksek kafeinli içecekler
Şarküteri ürünleri,sakadatlar

Daha önce tüketmediğiniz besinler (Daha önce tüketmediğiniz farklı besinlere karşı vücudunuzun nasıl bir reaksiyon göstereceğini bilmezsiniz ve düğün öncesi son günler yeni besinler denemek için en yanlış zaman!!)

Tüm bu önerilere rağmen strese bağlı mide ve gaz problemleri yaşarsanız günde 1-2 fincan rezene çayı ile bu problemin üstesinden gelebilirsiniz.

O gün sizin gününüz unutmayın, yaşadığınız her dakikanın tadını çıkartmanız ve her dakika gülümsemeniz dileğiyle..
Dyt. Merve Tığlı

6 Nisan 2013 Cumartesi

Afrodizyak etkisiyle kuru incir performans arttırıyor.



-100gr. kuru incirin besin değeri içeriği: Enerji 908 kg/ 217kcal, Protein 4g, Şeker 55.3gr, Yağ 1.2gr.,Diyet lifi 6.7gr., Kalsiyum 138gr., Demir 4.2mgr. ,Magnezyum 91.5mgr., Fosfor 163mgr., Vit B1 0.073mgr., Vit B2
0.072mgr.dır.


- Sütte bulunan kalsiyuma oranla daha fazla kalsiyum içerir. İncir yenilirken, çekirdeklerinin ağızda iyice çiğnendikten sonra yutulması daha faydalıdır.

-Kemik hastalıklarında, gelişim bozukluklarında önerilmektedir.

- Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler. Taze incir kabızlığı önler.

-İncirler akşamdan suya konur, sabahleyin aç karnına yenilir. Kuru incir barsakların faaliyetini arttırır. Taze incir basur şikayetlerine faydalıdır. Sıtma hastalığına iyi gelir, mideyi çalıştırır. Kuru incir kuru üzümle karıştırılıp yenirse mide ülserini iyileştirir.



- Mineral madde,özellikle demir içeriğinin fazla olması nedeniyle hamilelikler ve küçük çocuklarda ortaya çıkan vitamin eksikliğinin neden olduğu hastalıklar ile kansızlığa iyi gelmektedir.

-Vücudu şişmanlatır, kırk gün anasona batırılarak sabahları aç karnına fıstıkla yenilirse dimağı da zindeleştirir.

-Damar tıkanıklıklarını giderir , karaciğeri kuvvetlendirir, dalak şişkinliğine, nefes darlığına iyi gelir.

-Bronşit, öksürük ve göğüs ağrılarına faydalıdır. Taze incir, sütle birlikte pişirilerek yenilince nezleyi ve boğaz ağrılarını giderir. Balgam söktürücü olarak, bir miktar meyan kökü ve incir kaynatılarak sabah, öğle, akşam bir çay bardağı içilir. Göğüs hastalıklarında pastırma çemeni ile pişirilip yenilirse iyi gelir.


Zehirlenmelerde cevizle yenilir.

- İyi bir sinir yatıştırıcıdır. Vücuda rahatlık verir. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Lapası yanık ağrılarına iyi gelir. Sütü siğillerin ve nasırların sökülmesini sağlar.

-Romatizmaya iyi gelir, anason ve sedef çiçeği ile kaynatılarak ılık ılık suyu içilir.

- Bol miktarda yenirse afrodizyak etkilidir.

- Bazı kitaplarda kansere iyi geldiği yazılsa da bu durum tıbben ispatlanmamıştır.

- İncir sütü Doğu Anadolu da sütü pıhtılaştırıp çökelek elde etmede kullanılır.


Pancar Suyu İç Yüksek Tansiyonu Düşür.



Nefroloji ve Hipertansiyon Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Türk, günlük bir bardak kırmızı pancar suyu içenlerde yüksek olan tansiyonunun bir saat sonra düştüğünün belirlendiğini ifade etti.

Kırmızı pancar suyunun kan basıncını düşürücü etkisini 24 saat boyunca devam ettirdiği gözlemlendi.

Hipertansiyon çok önemli bir sağlık problemidir.



Türkiye'de her üç kişiden biri yüksek tansiyon hastasıdır. Hipertansiyonlu hastaların tedavisi için harcanan paralar ülke sağlık bütçesi için büyük bir yük teşkil etmektedir.

Hipertansiyon kalp, böbrek ve beyinde hasara yol açan bir hastalıktır. Tedaviden önce korunmanın esas olması ve insanların yüksek tansiyondan korunmayı öğrenmesi gerekmektedir.

Hipertansiyonun önlenmesi adına pancar suyunun faydalı etkisinin tespit edildiğini vurgulayan Türk, kırmızı pancarın Türkiye'de çok üretilen bir bitki olmasına rağmen tüketiminin pek yaygın olmadığını dile getirdi.

4 Nisan 2013 Perşembe

Kıl dönmesine karşı etkili çözümler



Herkesin hemen hemen genel sorunudur kıl dönmelerine karşı ciltte oluşan batık (kıl dönmesi) problemlerine karşı tavsiye edilen çözüm önerileri...

Dermoid kist, bilinen adıyla kıl dönmesi derinin dermis tabakasında oluşan kılın çeşitli nedenlerle cilt üzerine çıkamayarak cilt altında uzaması sonucu oluşan cilt problemlerinden biridir. Vücudun her bölgesinde problem olarak karşımıza çıkabilir.

Cilt üzerinde uygulanan hatalı depilasyon (ağda, jilet, tüy dökücüler) işlemi, tıraş ve benzeri işlemlerde kılın kökü ile değil kırılarak alınması, hatalı kıyafet seçimi ile gözeneklerin tamamen kapanması veya cilt yapısı (çok kuru ciltler) kıl dönmesi probleminin nedenlerinden bazılarıdır.

Vücut Peelingi veya Kese uygulaması: Vücudunuza duş sırasında hafif hareketlerle yapacağınız kese cildin ölü tabakasını temizleyerek batık olan kılın dışarıya çıkmasını destekler. Ancak keseyi çok bastırmadan hafif hareketlerle yapmak önemlidir, aksi takdirde cildin üst yüzeyi zedelenebilir. Bu nedenle peeling uygulaması tavsiye daha fazla tavsiye edilir.

Peelingi duş sırasında cilt yüzeyine masaj yapılarak uygulanır, içindeki küçük granüllerle ölü tabakayı ciltten arındırır ve batıkların dışarıya çıkmasını destekler. Aynı zamanda kan dolaşımını hızlandırarak toksin atımını da desteklemiş olursunuz.

2 Nisan 2013 Salı

Uykusuzluk çekenlere uyku getiren yiyecek önerileri.



Yaşam şartlarının yarattığı stresten kurtulmak ve rahatlamak için şifalı bitkilerin, sinirleri yatıştırıcı ve uyku verici özelliklerinden faydalanabilirsiniz.

Gerginlik ve strese bağlı sindirim sorunlarına karşı: Birer küçük kahve kaşığı kadar rezene, anason, pelin otu, papatya ve sadece bir-iki granül lavanta 30 saniye kadar kaynatılıp, iki-üç dakika da demlenecek. Bu çay midede gazların giderilmesine yardımcı oluyor.


Genel sıkıntı ve huzursuzluğa karşı: Kendini iyi hissetmeye yardımcı olmak için; sarı kantaron, bir tutam melisa veya oğul otu. Bir-iki dakika kaynatılacak iki üç dakika demlenecek. İçine ince bir dilim limon konabilir. Günde 3-4 fincan içilebilir.


Heyecana karşı: İki küçük granül lavanta, iki-üç yaprak melisa, kedi otu. Bunlar bir dakika kaynatılacak, iki-üç dakika demlenecek. İçine ince bir dilim limon konabilir. Günde 2-3 fincan içilebilir.


Hoş koku: Gerginliği azaltmak için yapılan

masajda portakal yağı, lavanta yağı, çam yağı gibi hoş kokulu çiçek yağlarının da faydası var. Ayrıca menekşe yağı koklamak uyku getirir.


ADAÇAYI SİNİRLERİ YATIŞTIRIYOR
Ihlamur uyku sinirlerini kuvvetlendirdiği gibi kansızlığı ve damardaki kireçlenmeleri de önlüyor. Böbrekleri temizleyip idrar söktürüyor ve grip ile soğuk algınlığının da ilacıdır. Balla karıştırılıp içildiğinde mide ülserini tedavi eden ıhlamur, kabızlığı ve bağırsak spazmını da gideriyor. Az kaynatılıp içildiğinde sinirleri yumuşatıp uyku verir.


Adaçayı iyi bir baharat ve antibiyotiktir. Bal ve sirke ilave edilerek içilirse sinir hastalıklarına ve yorgunluğa iyi gelir. Gece terlemesini önler.


Anason tohumlarının yenmesi uykusuzluğu giderir.


Ballıbaba çiçeklerinden yapılan çay uykusuzluğa çok iyi gelir.


Elmanın içindeki etkili maddeler kan şekerinin organizmaya dağılımını dengelediğinden, uykusuzluğa iyi gelir.


Gelincik çiçekleri balla karıştırılarak yapılan macun uykusuzluğa karşı kullanılır.


Kavun sinirleri yatıştırır, rahat uyku sağlar.


Kedi otu uykusuzluğu giderir.


Maydanoz yatmadan evvel çiğnenirse deliksiz uyku sağlar.


Mandalina, armut, marul, turp uykusuzluğa iyi gelir.


Nane ve semizotu uykusuzluğa faydalıdırr.

Oğul otu uykusuzluğa karşı etkilidir.


Portakal yatmadan evvel
yenildiğinde uyku getirir.


Söğüt uykusuzlukta etkili olur.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Beden Zekası ile Fazla Kilolarınızdan Kurtulun!



Sağlığınızı tehlikeye atan diyetler yerine Beden Zekası çalışmalarına katılmaya ne dersiniz? ART Tıp Merkezi uzmanlarından Psikolog Arzu Güneş, Beden Zekası çalışmaları sayesinde kilo sorunu ve yeme bozukluklarının nasıl tedavi edildiğini anlatıyor!

Kilo verme üzerine hazırlanmış programların neredeyse tümü davranış değişikliği yaratmak üzerine kurulmuştur. Diğer bir deyişle bu programlar kilo vermek isteyen kişilere davranışlarını (örneğin; tatlı yeme davranışını, aşırı yeme davranışını, düzensiz yeme davranışını, tıkınırcasına yeme davranışını vs) değiştirmeyi öğretmeyi hedeflerler.

Ama bunu, değiştirmeye çalıştıkları davranışların altında yatan nedenlere yönelmeden yapmaya çalışırlar ve çoğunlukla başarısızlık veya kısa vadeli başarıyla karşı karşıya kalırlar.

Beden Zekası çalışmaları öncelikle kilo probleminin kaynağına iner!
Beden Zekası çalışmalarında öncelikle, kişinin kilo problemine neyin sebep olduğunu anlamaya çalışılır. Daha sonra da kilo sorununu sürekliliğini sağlayan düşünme biçimleri ve kalıpları tespit edilir.

Bu kalıplar, örneğin bedeninizle ilgili ne düşündüğünüz ve ne hissettiğinizle ilgili olabilir. Ya da yiyecekler veya egzersiz yapmak konusunda ne düşündüğünüz konusunda olabilir. Çoğu kilo sorununda, sorunu yaşayan kişinin düşünce kalıpları sürekli olumsuz ve işlevsiz düşünceler üretip durur.

“Beden Zekası” çalışmalarında bu düşünce kalıplarının devre dışı bırakılması veya değiştirilmesi hedeflenmektedir. Bu değişimle birlikte farklı, yararlı ve gerçekçi düşünce, duygu, davranış kalıpları oluşturulur. Bu yeni kalıplar, bir süre sonra, tıpkı önceki yararsız kalıplar gibi otomatikleşecek ve kişinin yemek veya egzersize karşı tutumu tümüyle değişmiş olacaktır.
Beden Zekası çalışması Pollyana'cılık değildir!
Bu çalışma kesinlikle bir pozitif düşünce veya Pollyanna’cılık olarak görülmemelidir. Unutmayalım ki, sürekli pozitif düşünmeye yönelik kalıplar, en az olumsuz kalıplar kadar zararlıdır. Amaç, gerçekçi kalıplar oluşturmaktır.

Yararlılık kavramı; durumu olduğundan daha iyi ya da daha kötü değil olduğu gibi görmek, yorumlamak ve ona göre davranmak anlamında kullanılmaktadır. Yararsız bir düşünce kalıbını önce fark edip sonra da değiştirmek istiyorsak, Beden Zekası çalışması bunun için en uygun araçtır.


mascarammaxx.com

30 Mart 2013 Cumartesi

Cilt Lekeleri için Domates Maskesi



Yüzünüzde oluşan lekelerinize evde yapacağınız mucize formülle veda edin!

Kozmetik sektörü için 20 yıldır cilt bakımı ve güzellik uzmanları yetiştiren Kariyer Eğitim Kurumları kurucusu Güler Selamet, çeşitli nedenlerle oluşan pigment lekeleri ile ilgili bilgiler vererek, bakımları ile ilgili önerilerde bulundu.

Cilt lekeleri çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Bunlar,çiller, gebelik lekeleri, akne izleri , seboreik keratoz, aktinit keratoz ve hormonal dengesizlikler cildimizde farklı renklerde izler oluşmasına neden olabilir.Güneş ışınları(UVA,UVB) lekelerin daha artmasına ve yerleşmesine sebep olur.

Enstitü bakımları

Lekelerden ve izlerden kaynaklanan sorunları gidermek için, içinde bulunduğumuz kış mevsimi en uygun zamandır. Bu problemlere, uygun ürünlerle kür uygulamaları yapılabilir. Ürünlerin içeriği soyucu renk açıcı özelliğe sahip olmalıdır. Bu özellikleri taşıyan ürünler içinde en güvenilir olanlar AHA diye adlandırdığımız meyve asitli ürünlerdir. Elma, limon, süt, üzüm sirke gibi ürünlerden elde edilir. Meyve asitleri en popüler olanlardır. Bu ürünler kişinin günlük hayatını etkilemeden uygulanabilirler. Yalnız cildin bu esnada çok iyi korunması gerekir. Bilhassa güneş koruyucu ürünler ihmal edilmemelidir, kapalı havalarda bile sürülmelidir.

Evde Uygulanabilecek Bakımlar

Evde de doğal ürünlerden hazırlayabileceğimiz reçeteler vardır. Dikkat etmemiz gereken bunları hazırladığımız anda uygulamaktır. Evde rahatlıkla hazırlayabileceğimiz birkaç maske önerisi ;

Domates Maskesi;

1 adet doğranmış domates
1 çay kaşığı limon suyu
1 yemek kaşığı yulaf ezmesi
Tüm malzeme karıştırılıp mikserden geçirilir. Lekelerin üzerine ince bir tabaka halinde sürülüp 10 dakika beklettikten sonra ılık suyla durulanır.
Sirke Maskesi;
1 çay kaşığı üzüm sirkesi
1 çay ışığı limon suyu
1çay kaşığı su
Malzemeler karıştırılıp, sabah akşam cilde kompres uygulanır.

26 Mart 2013 Salı

Gün boyu zinde kalmanın formülü



Günümüzün yorucu şartları altında kendinizi iyi hissetmek için Mısırlı, Fransız, Çinli ve hatta Japonlar'ın geleneksel besin maddelerini kullanarak, zindeliğinize yeniden kavuşmanız mümkün.


Bir bardak soğan suyuna karıştıracağınız bir kaşık bal gün boyunca zinde tutuyor.

Mesela Fransızlar gün boyu zindelik amaçlı her sabah bir parça soğan tüketirdi. Araplar ise daha genç ve sağlıklı görünebilmek için soğan suyunu balla karıştırarak gün boyunca içerlerdi.

Yüzyıllardır Avrupa'dan Mısır'a, eski Roma'dan Çin'e ve hatta Japonya'ya kadar birçok ülkede tedavi amaçlı kullanılan sarımsak da; mide asidini düzenleyip, sindirime yardımcı oluyor ve kan akışını hızlandırıyor. İçerdiği maddeler sayesinde derinin kendini yenilemesini hızlandıran safran ise sağlıklı ve canlı bir görüntüye sahip olmanıza yardımcı oluyor.

Demir ve çinko bakımından çok zengin bir besin maddesi olan midye; oksijeni hücrelere taşıyor ve metabolizmanın gelişmesini sağlıyor. Ayrıca midye, 18 mikrogram B12 vitamini içeriyor.

Çikolata; enerji ve mutluluk veren en özel besin maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Çikolata, rahatlama duygusunun yanı sıra olaylara daha olumlu bakma hissi uyandırıyor.

22 Mart 2013 Cuma

Hatalı Zayıflama Programları



*Kişiye uygun özel olmayan programlar.( özellikledergi, gazete vb. yöntemlerle yayınlarda bulunan, kişilerin özellikleri dikkate alınmayan programlar)
*Çok kısa sürede hızlı kilo kaybı vaat eden sihirli şok programlar.( Bu tür programlarla kilo kaybı sağlansa da, hızlıca kaybedilen kilonun korunması mümkün olmamaktadır)
* Kişinin ihtiyacına, gereksinimine göre hazırlanmamış, kontrol altında çok düşük kaloriliprogramlar.
* Özel zayıflama ürünleri önerip, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmayanprogramlar.
* Tek besine dayalı programlar. ( Can sıkıcıdır ve yiyeceklerden tiksinme duygusu geliştirebilirler, kısa sürede etkili olmalarına rağmen, kilo kaybı kalıcı olmamaktadır. Besin öğeleri alımı yetersiz ve dengesizdir.
* Vücutta sadece su kaybına yol açan, kilo kaybı söz konusu olmayan diüretik ilaçlar ve saunalar.
* Hatalı zayıflama programları, diyetisyenlerin dışındaki kişilerin önerdiği hemen hemen tüm beslenme programlarını kapsayabilir. Diyetisyenler aldıkları eğitim gereği, beslenme programlarını kişiye göre ayarlayabilirler. Aynı zamanda dengeli ve düzenli beslenme programını, kişiye alışkanlık halinde yerleştirebilecek kişilerdir.

3329_diyet2

Hatalı Zayıflama Diyetleri:

1- Açlık Diyetleri:

Günde 200 kkal’den az enerji içeren diyetlerdir. Yağsız vücut kitlesindeki yağ dokusu ile birlikte oluşan kayıp sonucu negatif azot dengesi oluşur. Sıvı, elektrolit kayıpları nedeniyle vitamin ve mineral eksikleri yüksektir. Ağır sonuçları nedeniyle günümüzde pek kullanılmamaktadır. Çok sayıda ani ölüm bildirmiştir. Kalpte meydana gelen ritim bozuklukları, en önemli ölüm nedenlerinin başında gelir.

2- Karbonhidrat Diyeti:

Besinler içerdikleri karbonhidrat dengesine göre puanlandırılmaktadır. Kişiye günde 60 gram karbonhidrat alımı önerilmektedir. Karbonhidrat diyetleri sadece karbonhidrat ağırlığı olan diyetlerdir.Bu durum vücutta zararlı asit varlıklar oluşturulmasına neden olur. Bu tip diyetlerde enerji ağılıklı olarak proteinlerden sağlanır. Proteinin ısı üretme ( termik) etkisi yüksek olduğu için enerji harcaması artar. Bu durum zayıflama gibi görünür, ama vücudun kas dokusu ölçüsüz olarak harcanır. Proteinden zengin besinler kişiye oldukça tokluk hissi verir ve bir sonraki öğünde besin alımı azalır. Ancak, bu tip diyetlerde uzun süre sonra olumsuzluklar başlar. Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmadığından kilo kaybı da kalıcı olmamaktadır.

3329_diyet3

3- Ticari Diyet Programları:

Paketlenmiş ürünler olarak, sıvı ya da toz şeklindedirler. Proteini yüksek, karbonhidrat ve yağı düşük oranda içerirler. Enerji açısından sınırlı olduklarından hızlıca zayıflama sağlarlar. Kişiler besin seçiminde doğru karar verme düşüncesinden kurtulduğu için bu durumu kolayca benimserler. Hızlı ve doğru beslenme alışkanlığı kazanamadıklarında dolayı ağırlıklarını koruyamazlar. Dengesiz ve yetersiz bir beslenme türü olduğu için sağlık açısından riskli durumlar söz konusu olabilir.

4-Ketojenik Diyetler:

Diyetle alınan karbonhidrat miktarı aşırı kısıtlanmış olduğundan, kanda keton cisimlerinin artmasına neden olan diyetlerdir. Ketojenik diyetler besin öğeleri açısından dengesiz olmaları ve önemli sağlık sorunları oluşturabilmeleri nedeniyle obezite tedavisinde kullanılmaları önerilmemektedir. Hızlı kilo kaybı nedeniyle vücut sıvısında azalmaya neden olur. Bu sebeple kilo kaybı kalıcı olmaz.

3329_diyet4

5- Çok düşük kalorili diyetler:

Hızlı bir şekilde kilo kaybına neden olan bir diyet türüdür. Kilogram başına vücut ağarlığından 10 kkal/gün enerji sağlayan programdır.

*Yağsız vücut kütlesinin daha çok kaybına,
• Bazal metabolizma hızının azalmasına,
• Kilo kaybının korunamamasına,
• Laktat, keton ve serbest yağ asitlerinin artmasına,
• İyonize kalsiyumun düşmesine,
• Sodyum, potasyum, magnezyum ve çinko düzeylerinin düşmesine neden olur.

6-Dengeli ve Düşük Kalorili Diyetler:

Günde 1000-1500 kkal enerji sağlayan diyet türüdür. Karbonhidrat oranı yüksek, yağ oranı düşüktür. Kadınlar için genellikle 1000-1200 kkal/gün, erkekler için ise 1400-1600 kkal/gün içeren diyetler önerilmektedir. Düşük kalorili diyetlere göre daha yavaş kilo kaybı sağlarlar. Fakat dengeli ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılması açısından önemlidir.

6 Haftada Basen Ve Kalça Eriten Diyet


6 Haftada Basen Ve Kalça Eriten Diyet

Uygulayacağınız 6 haftalık diyetle kalça ve basen bölgelerinizdeki fazla yağlardan kurtulabilirsiniz.

Amerikalı ünlülerin denediği bu diyetle sadece vitrinden izlemekle yetindiğiniz dar pantolonları üzerinizde rahatlıkla taşıyabilirsiniz. Tabii rakiplerinizi kıskandırıp, partnerinizi büyülemek de cabası...

Diyetin amacı Hareketsizlik ve yanlış beslenme sonucu vücudun alt tarafında toplanan yağlardan kurtulmak için çok özel bir diyete ihtiyaç var. Uygulayacağınız diyet her yerde kolayca bulup tüketeceğiniz gıdalardan oluşuyor. En önemlisi de oldukça ekonomik oluşu.

Diyetin birinci dereceden etkilediği bölüm kalça ve basen ardından da bacaklar geliyor. Özellikle binici pantolonu olarak adlandırılan kalça ve diz kapağı bölgesinde fazla kilo problemi olan kişiler tam 6 hafta içinde etkili çözüme kavuşabiliyorlar. Diyet kayısı ve badem müslini olarak tanımlanıyor.

MÜSLİNİN HAZIRLANIŞI

Hazırlayacağınız müslinin tadı oldukça leziz. İçeriğinde badem ve kurutulmuş meyvalar ve tahıllar kadar pek çok vücudunuza faydalı gıdalar bulunuyor. Ancak hepsi bir araya getirildiğinde kalça bölgenizdeki yağları hızla eritip, sizi forma sokuyor.

HAZIRLANIŞINA GELİNCE...

2 fincan yulaf tanesi, 2 fincan kırılmış fındık, 1 fincan buğday, 1 fincan çekirdeksiz kuru üzüm, 1 fincan ayçiçek tohumu, 1 fincan badem, 1 fincan ince kıyılmış kuru kayısı Malzemeleri karıştırıp, blender'dan geçirin. Cosmotürk'teki habere göre, hazırladığınız karışımı tam 12 porsiyon olacak şekilde eşit parçalara ayırın. Her porsiyonda karışımı bir bardak diyet soğuk süt ilave ederek tüketeceksiniz. Tabii üzerine yarım dilim muz da ekleyebilirsiniz.

HER GÜNKÜ PROGRAM KAHVALTI:
Bir porsiyon hazırladığınız müsli, bir fincan süt ve dilimlenmiş yarım dilim muz

SAAT 11.00:
Bir elma Öğle: Bir porsiyon müsli ve yarım muz

ÖĞLEDEN SONRA:
Bir avuç kuru üzüm
Ana öğün: Meyveyle birlikte temel gıdalar

YATMADAN ÖNCE:
Bir portakal

Meyveler: Elma, kayısı, iki kurutulmuş erik, bir mango

Ana öğünler

PAZARTESİ:
Bir parça tavuk kanat ya da göğüs ızgara, yeşil salata ve bir meyve

SALI:
İki yumurtalı omlet, domates ve rendelenmiş havuçla tüketilecek.

ÇARŞAMBA:
Bir çay fincanı büyüklüğünde yer tutan spagetti. Bir meyve.

PERŞEMBE:
İnce dilimlenmiş bir tavuk göğsü. Haşlanmış havuçla servis yapılacak. Dilerseniz yanına haşlanmış brokoli de alabilirsiniz. Bir meyve.

CUMA:
Ton balıklı yeşil salata. Bir adet katı pişmiş yumurta. Bir meyve.

CUMARTESİ:
Bir parça hindi göğsü, mısırla karışık yeşil salata. Bir meyve.

PAZAR:
3 dilim rosto edilmiş biftek, havuçlu brokoli salatası ve iki adet haşlanmış patates. Bir meyve.

21 Mart 2013 Perşembe

Pancar ye turp gibi ol!



Rengiyle bile görenleri kendine çeken pancar sağlığımıza faydaları ve inanılmaz lezzetiyle de adından söz ettiriyor. İşte pancar yemeniz için 5 sebep!

1.Vücudu temizliyor

Özellikle karaciğerin temizlenmesinde mucizevi etkiler yaratan pancar bu sayede pek çok kanser türüne karşı da koruyor.
2.Vitamin ve mineral deposu

Pancarın içerisinde potasyum, magnezyum, lif, fosfor, A,B ve C vitaminleri, beta karoten ve folik asit bol miktarda bulunuyor. Özellikle hamileler tarafından tercih edilmesi önerilen pancar hamilelikte yeni hücre gelişimini destekliyor ve demir ihtiyacını karşılıyor.
3.Doğal afrodizyak etkili

Pancarın en çok bilinen özelliklerinden biri afrodizyak etkisidir. Eski Romalılar tarafından bu nedenle tercih edilen pancarın afrodizyak etkisi bilim çevreleri tarafından da kabul edilmektedir. Yüksek miktarda içerdiği vitamin ve mineraller seks hormonlarının salgılanmasını tetikliyor.
4.Zihnimizi koruyor

Pancarda bulunan betain, pek çok depresyon ilacının da etken maddesini oluşturuyor. Triptofan ise zihni rahatlatıyor ve iyi hissetmenizi sağlıyor.
5.Enerji veriyor

Düşük kalorili ancak yüksek miktarda şeker içeren pancar özellikle diyet yapanlar tarafından tercih edilebilir. Lezzetli bir enerji verici olan pancarın suyunu da içebilirsiniz.

13 Mart 2013 Çarşamba

Dr.Ender Saraç Görmeyi güçlendirici çorba tarifi



Ender Saraç’la sağlıklı Günler programında Dr. Ender Saraç çocuklar ve yetişkinler için göz kuvvetlendirici çorbanın tarifini verdi. Bu çorba hem cilt güzelliği hemde göz yaşlanmasına karşı birebir olan çorbanın tarifi.

Göz kuvvetlendirici çorba

Malzemeler:

havuç

balkabağı

sarı dolmalık biber

zeytinyağı

biber

Yapılışı:

Kabağı, havucu rendeleyin biberi küçük küçük doğrayın çok az zeytinyağda kavurun.

Dr. Ender Saraç Ağrıları kesen çay tarifi



Ender Saraç Ender Saraç’la sağlıklı Günler programında çok önemli bir tarif olan idrar yollarını açan temizleyen ağrı kesen çay tarifini verdi. Bu tarif prostatı korumaya yardımcı destekler.

İdrar yollarını açan temizleyen ağrı kesen çay

Malzemeler:

yaban mersini
mısır püskülü dövülmüş arpa
zerdeçal

Hazırlanışı: 5-6 dakika demlenir ve içilir.

Cranberry faydaları

- Kanı temizler
- Beyin hastalıklığına faydalıdır
- Kanser riskini azaltır
- Antioksidan kaynağıdır
- Kuvvet verir
- İshali keser
- İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardımcı olur

Dövülmüş arpa faydaları

- Prostat büyümesinin önler
- Mesane ve idrar yollarını temizler
- Boğaz ağrılarını giçirir
- İdrar söktürür
- Böbrek ve kum taşlarını dökmeye yardımcı olur
- Dil iltihaplarına iyi gelir

Mısır püskülü faydaları

- İdrar yollarını temizler
- Sakinleştirici özelliği vardır
- Ödemleri söktürür
- Romatizma tedavisinde yardımcı olur
- İdrar söktürücüdür
- Sinirleri yatıştırır
- Mesane taşlarını düşürür

Zerdeçal faydaları

- Sinirleri uyarır
- İltihabp gidericidir
- Mideyi kuvvetlendirir
- Gaz ve idrar söktürücüdür
- Karaciğer için yararlıdır
- Hazmı kolaylaştırır
- Vücuttaki biriken zehirli maddeleri atar

Dr. Ender Saraç karaciğeri temizleyen çay tarifi




Ender Saraç Ender Saraç’la sağlıklı Günler programında çok önemli bir tarif verdi. Bu tarifle karaciğerinizin temizlenmesine yardımcı olacaksınız. Karındaki yağları ve aynı zamanda kış boyunca biriktirdiğimiz karaciğerdeki yorgunlukları temizler. 

Karaciğeri temizleyen çay

Malzemeler:

1 tutam karahindibağ otu
1 parmak ucu zerdeçal
3-4 kırıntı tanesi lavanta
2 adet enginar yaprağı



Yapılışı:

Malzemeler bir demleme kabına koyulur. Üzerine kaynar su koyulup ağzı kapatılır ve demlenmeye bırakır.

Enginar yaprağı faydaları

- İdrar söktürür
- Damar tıkanıklığını engeller
- Kan şekerini düşürür
- Bağışıklık sistemini güçlendirir
- Antioksidandır
- Cilt sağlığını geliştirir
- Kolesterol düşürür

Karahindiba faydaları

- Vücuda güç ve zindelik verir
- Göğsü yumuşatır
- Öksürüğü keser
- İdrar söktürür
- Safra salgılarını artırır
- Uykusuzluğa iyi gelir
- Karaciğer şişkinliğini indirir

Lavanta faydaları

- Yatıştırıcı ve uyarıcıdır
- İdrar ve gaz söktürür
- Romatizma şikayetlerini azaltır
- Vücuda kuvvet verir

Zerdeçal faydaları

- Sinirleri uyarır
-İltihap gidericidir
- Mideyi kuvvetlendirir
- Gaz ve idrar söktürücüdür
- Karaciğer için yararlıdır
- Hazmı kolaylaştırır
- Vücuttaki biriken zehirli maddeleri atar

Ebegümeci faydaları

- Boğaz kuruluğuna iyi gelir
- Kuru öksürüğü geçirir
- Gastrit ülser tedavisinde kullanılır
- Mide ağrılarını hafifletir
- Cilde yumuşaklık verir
- Sindirimi hızlandırır
- Yatıştırıcı etkisi vardır

10 Mart 2013 Pazar

Bayanlar ince bel için bu tavsiyelere kulak verin.



Eğer hiçbir önlem almazsak vücudumuzdaki yağlar çoğunlukla belde toplanır ve bel simidini oluşturur.

İşte kurtulmanın yolları.

Bel ve karın bölgesinde bir zamanlar gurur duyduğumuz kaslar, 30'dan sonra yavaş yavaş yerini yağa bırakır. Eğer hiçbir önlem almazsak 40-45 yaşına geldiğimizde bu yağların büyük çoğunlukla belde toplandığını  ve bel simidini oluşturduğunu görürüz. İngilizce'de "love handle" olarak ifade edilen Türkçe'ye bel simidi olarak çevrilen vücudumuzun bu bölümünde oluşan kalınlaşma, sağlığı da tehdit eder hale gelir.            
Bel simidinin kalınlaşmasında yaşın çok büyük bir önemi var. Kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron hormonları vücuttaki yağ miktarını kollara, bacaklara ve basene eşit miktarda dağıtır. Yaşla birlikte hormonlar eskiden olduğu gibi çalışmaz ve yağ belli bölgelerde birikmeye başlar. Özellikle göbek hem kadın hem de erkekte başlıca problemdir. Hem belinizi inceltmek hem de göbeğinizden kurtulmak için işte size yedi öneri:

5 yiyecekten uzak durun

Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz. Beş zararlıyı ise asla tüketmeyeceksiniz. Şeker, kurabiye ve bisküviler, pasta, kola ve patates cipsi. Kızartılmış yiyecekleri ayda bir kere tüketin.

Baklagilleri tercih edin

Neler yiyebileceğinizi bilmelisiniz. Fasülye, mercimek, kiraz, çilek ve vişne en çok tavsiye edilen yiyeceklerdir. Bunlardan günde 20-30 gram tüketebilirsiniz.
 
Bol su için

Bol su içmek yapabileceğiniz en yararlı önerilerden biri. Su midenizde doygunluk hissine neden olur ve daha az yemenizi sağlar. Alkolden uzak durun. Likör ve bira yağların göbek çevresinde toplanmasına neden olur.

Kalsiyum takviyesi yapın

Vitamin takviyesi çok önemli, özellikle kalsiyum takviyesi. Kalsiyum kemiklerinizi korur ve osteoporozu önler. Doktorunuza danışarak hangi miktarda kalsiyum almanız gerektiğini öğrenin. Göbeğinizi eritmek için zayıflama ilacı kullanmanız ise önerilmiyor.

Bel inceltici spor yapın

Yapılacak en doğru çözüm sporla olacaktır. En iyi sporlar, kickboks, squash, yüzme ve tenis. Bunun yanında eerobik egzersizler de göbek çevresindeki yağı inceltir.

Dik yürüyün, dik oturun

Vücudunuzun duruş şeklini ve yürüyüşünüzü gözden geçirin. Dik yürümeye ve oturmaya özen gösterin. Göbeği içe çekip bırakmak da faydalı olacaktır.
Şekillendirici kıyafet giyin
Vucudunuzu şekillendirici kıyafetler giyebilirsiniz. Bel çevresi için üretilen lycra içeren kıyafetler tercih edin. Ancak mutlaka beden ölçünüze uygun olmalı aksi takdirde faydasını göremezsiniz.
(internethaber)

Akıl sağlığını korumak için hangi besinleri yemeli?



Ispanak, lahana gibi yeşil yapraklı sebzeler, kavun, şeftali, kayısı gibi meyveler, havuç ve kabakta bol miktarda bulunan betakarotenin en az 15 yıl boyunca alınmasının zihin sağlığını koruyabileceği ortaya çıktı.

Harvard Tıp Fakültesi ve eğitim hastanesi doktorları tarafından yapılan klinik deneyde, A vitamininin yapı taşı olan ve vücutta A vitamini haline dönüştürülen antioksidan betakarotenin uzun süreli alınmasının zihin sağlığı için faydalı olduğu sonucuna ulaşıldı.

İki grubu inceleyen araştırmacılar, ilk grupta bulunan 4 bin 52 kişinin rastgele seçilen bir kısmına ortalama 18 yıl boyunca, iki günde bir 50 miligram betakaroten, diğer kısmına palacebo, ikinci gruptaki 1904 kişinin yarısına ortalama bir yıl boyunca düzenli olarak 50 miligram betakaroten, diğer yarısına ise placebo verildi.

2003'e kadar her yıl sağlık durumları ve betakaroteni ya da placeboyu düzenli alıp almadıkları araştırılan her iki gruptaki katılımcılar, 1998-2002'de en az bir kez de telefonla arandı.

Uzun vadede betakaroten alanların zihinsel testlerdeki başarılarının, placebo alanlara oranla çok yüksek olduğu ortaya çıkarken, kısa vadeli araştırmaya katılanların bilişsel yeteneklerindeyse hiçbir farklılık görülmedi.

Araştırma, 'Archives of Internal Medicine' dergisinde yayımlandı.

Bayanlar adet dönemini kolay geçirmek için ne yapmalılar.



Bayanlar konforlu bir adet dönemi için bu önerilere kulak verin.

Bazı kadınlarda adet dönemi ile ilgili yakınmalar kişinin günlük yaşantısını etkilemezken bazılarında ise depresyon da dahil olmak üzere çok ciddi şikayetler ortaya çıkabilir…

Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar, adet döneminde kadınların yaşadığı rahatsızlıklar ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.



ERGENLİKTEN MENOPOZA SANCILI GÜNLER
Premenstrüel sendrom (PMS), menstruasyon yani adet görmek ile ilintili şikayetlerdir. Şikayetler adetten bir ya da iki hafta önce, yumurtlamadan hemen sonra başlar ve adet döneminde de birkaç günü etkiledikten sonra geçer. Üreme çağındaki herhangi bir yaşta başlayabilir ve her kadın tarafından farklı yaşanır. Menopozun başlaması ve adet görmenin bitmesiyle PMS geçer. PMS ve adet sancıları birlikte olabilse de; birliktelik sıklığının değişmesi farklı mekanizmalarla ortaya çıktığını düşündürmektedir.

Premenstruel sendrom, sebepleri tam bilinmemekle beraber; adet döneminde, seviyelerinde dalgalanmalar görülen hormonlara kadının verdiği normal dışı yanıtla açıklanmaktadır. Stres ve duygusal faktörler PMS’e sebep olmaz ancak durumu daha olumsuz hale getirebilir.

EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER: HALSİZLİK, HUZURSUZLUK VE RUH HALİ DEĞİŞİKLİKLERİ
Tanıyı koyacak herhangi bir kan testi yoktur. Şikayetlerin günlük kaydı ve bunların hayatı etkileme derecelerinin belirlenmesi tanıyı koymada takip edilecek en önemli yoldur. Akne, göğüslerde şişkinlik ve hassasiyet, halsizlik, uyku düzensizlikleri, mide şikayetleri, kabızlık ya da diyare gibi bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler, kas-eklem ağrıları, konsantrasyon güçlüğü, ruh hali değişiklikleri, ağlama krizleri, huzursuzluk, depresyon sıklıkla görülen şikayetlerdir.

KADINLARIN % 85’İ ETKİLENİYOR
Kadınların yüzde kaçının PMS’den etkilendiğini belirlemek zordur. ACOG(Amerikan Jinekoloji ve Obstetrik Komitesi) verilerine göre kadınların %85’inin aylık adet döngülerinde en az bir şikayetten etkilendiği tahmin edilmektedir. Çoğunluğu bu şikayetleri kolayca atlatırlar ve tedaviye ihtiyaç duymazlar. Ancak adet gören kadınların % 3-8’i PMS’in daha şiddetli bir formundan rahatsızdır. Bu gruptaki kadınların hayatları, şikayetlerinin şiddetiyle o dönemde sekteye uğrar ve hayat kaliteleri düşer. PMS genellikle 20’li yaşların ortalarında, 40’lı yaşların başlarında olan kadınlarda, ailesinde depresyon hikayesi olanlarda daha sık görülmektedir.

KAFEİN, SİGARA VE ALKOLDEN UZAK DURUN
Her kadına farklı yaklaşım gereklidir. Birine iyi gelen diğerinde faydasız olabilir. Doktora gitmeyi gerektirmeyecek hafif şikayetler varlığında alınacak küçük önlemler ve yaşam şeklindeki basit değişiklikler yararlı olabilir. Her gün kalsiyum, D vitamini ve folik asit içeren vitaminler almak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek (meyve, sebze, tam tahıllı yiyecekler), şekerli tuzlu yiyeceklerden, kafeinden, sigaradan ve alkolden uzak durmak, düzenli ve yeterli uyumak, stresle baş etmenin yollarını bulmak bu dönemde şikayetlerin hafiflemesini sağlayabilir. Daha kötü durumlarda doktora danışılması, lüzum görülürse reçeteli ilaçlar kullanılması uygun olabilir.

9 Mart 2013 Cumartesi

Kerevizin faydaları nelerdir.



En değerli sebzeler arasında yer alan kerevizi enfes salatasıyla ve zeytinyağlı yemeğiyle tanıyoruz. Peki, kerevizin sağlığımıza faydaları nelerdir?

Kerevizde bol miktarda A, C, K ve E vitamini bulunur. Sayısız faydası bulunan kereviz günlük beslenme düzeninde mutlaka yer alması gereken sebzelerdendir.

Rahatlatıcı, ağrı kesici, antiseptik ve anti alerjik özellikleri olan kereviz sindirim sistemi rahatsızlığı olanlara önerilmektedir. Karaciğer ve idrar kesesinin işlevini düzenler, arterit ağrılarını azaltır ve metabolizmayı canlandırarak vücut şişkinliğini alır.

Yüzlerce yıldır doğal afrodizyak olarak da tercih edilen kereviz hafızayı da güçlendirir.

Neden kolay kilo alıyoruz?


Sadece fazla besin tüketiminin kilo aldırdığını sanırız,oysa kilo alımının birçok etkeni vardır.

Bu güne kadar kilo problemi ile ilgili bir çok etkileyici unsurdan bahsedildi.Fakat atlanan en önemli noktalardan biri var ki buna hiç değinilmedi. Uzman Diyetisyen ve NLP Uzmanı Serkan Tutar algıların kilo alımındaki faktöründen bahsederek önemli noktaların altını çiziyor.
Bireylerin kilo almasının birçok etmeni olabilir. Sadece fazla miktarda besin tüketimi kilo aldırmaz. Buna ek olarak kalorisi yüksek besinlerin tercih edilmesi, vücut dengesini sağlayan bazı hormon seviyelerindeki dengesizlikler, hayatın belirli dönemlerinde yaşanan psikolojik problemler bireylerin kilo almalarına neden olabilir. Gözden kaçan diğer bir önemli etmen ise kişilerin algılarının hangi yönde eğiliminin olduğunu bilmemesi ve buna yenilmesidir.


ALGI SİSTEMLERİ NEDİR?

Algı sistemleri hepimizin bildiği görsel, işitsel, dokunsal, kokusal ve tadsal kanallardır. Algılar bizi gün içerisinde yönlendiren başlıca etmenlerdir. Şimdi bir restoran seçerken durumunuzu düşünelim. “Orası çok rahat ve sessiz” sizin işitsel özelliğinizin ön planda olduğunu gösteren bir etmenken, ” Manzarası çok güzel” diyorsanız kesinlikle görselliğinizin ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Peki yemek seçerken de sizi algılarınız yönetiyor olmasın?!
İlk olarak hangi algı sisteminin sizi yönettiğini keşfetmeniz çok önemlidir. Çünkü bunu keşfetmeniz iştahınızı ve zaafınız olan besinleri daha rahat reddetme durumu yaratacaktır.
Görsel Bireyler: Bu bireyler için kötü görünen bir yemek dünyadaki yenilecek son yemektir. Yemeğin lezzeti veya kokusu ile oturulan mekânın hiçbir önemi yoktur. Güzel görünen bir yemek bu bireyler için paha biçilmezdir. Yemeğin şekli, tabaktaki dizayn hatta kesilen sebzelerin büyüklükleri ve dizilişi bile kişiyi etkiler. Görsel algı özelliği ön planda olan bir bireyseniz kesinlikle iştahınızı kapatmak için süslü tabakların önünüze geldiği yerleri tercih etmemelisiniz.
İşitsel Bireyler: Genellikle müziğin ön planda olduğu yerlerde yemek yemeyi tercih eden bu bireyler gün içerisinde çok fazla kaçak yaparlar. İşitsel özellikleri ön planda olduğu için reklamlardan oldukça etkilenirler. Reklamda besinlerin kutu veya ambalajlarından çıkan seslerden etkilenir ve tüketmek isterler. Küçük bir anımsama yapacak olursak, çekirdeği bırakamadığınız zamanları hatırlayın. Bırakmak istersiniz ama o ses sizi tüketmeye teşvik eder. Patlamış mısır ve cips gibi tüketildiğinde çıkardığı ses ile çekici gelen besinleri de bu bireyler genellikle daha çok tercih eder.
Dokunsal Bireyler: Dokunsal kanal üzerinden algıladıklarımız, zihnimizde hisler ve duygular uyandırır. Daha da anlaşılır bir şekilde belirtmek istersek, ellerinizle tüketmiş olduğunuz yemek sizi mutlu eder. Çatal ve bıçak ile yemek yediğinde “bu ne ya!“ gibi bir tepki veriyorsanız dokunsal özellikleriniz ön planda demektir ve kesinlikle daha az besin tüketmek için çatal, bıçak kullanmalısınız.

Kokusal Bireyler: Bu bireyler için iyi kokan bir yemek iştah açıcıdır. Özellikle bol baharatlı yiyecekleri tercih ederler. Küçük bir test yapacak olursak “yolda yürürken güzel kokan pişmiş kestanelerin yanından geçip sonra geri dönüp alıyorsanız” siz kokusal algıları üst seviyede olan birisiniz. Çok güzel görünen bir yemek sizin için bir şey ifade etmez sizi cezbeden kokudur.

Tatsal Bireyler: Yemeğin görüntüsü, kokusunun hiçbir önemi yoktur. Bu bireyler yemeğin tatlı, acı, ekşi veya mayhoş tatları ile ilgilenirler. Genel olarak ilk lokmalarında yemeği değerlendirerek yemeğin tadına numara verirler. Beğendikleri yemekleri başka restoranlarda tükettiklerinde aynı tadı ararlar. Hatta şehre özel veya restorana özel olan yemekleri sadece orada yemeği tercih ederler.

Bu algıları hepimizde bulunur ama bazıları daha baskındır ve yemek seçme, tüketim miktarını bu algılarımız yönetir. Eğer sizde kendinizi doğru keşfeder ve hangi algınıza yenildiğinizi bulursanız, yemeğe olan zaaflarınızı daha iyi yönlendirebilir ve kilo almazsınız.

Yurt dışında bu konu ile ilgili insanlar üzerinde birçok çalışma yapılmıştır. Özellikle satış stratejileri üzerinde yapılan bu çalışmalarda inanılmaz başarılar elde edilmiştir. Reklam ve yemek sektöründe de bu insan algıları sürekli olarak kullanılmaktadır. Unutmayın sizi sadece siz değil algılarınızda yönetir.

(hürriyet.com.tr)

Hamile bayanlar neleri yemeli neleri yememeli.




Hamileyken insanın canı olur olmaz şeyler yemek ister. Yalnızca aşermekten söz etmiyoruz. Canınız her an çok farklı tatlar çekebilir. Afiyet olsun, yiyin tabii... Ancak bazı yasaklı yiyecek ve içecekler var biliyorsunuz. Örneğin alkollü ve kafeinli içeceklerle midye, istiridye, suşi gibi deniz ürünleri bunların başında geliyor. Sigarayı saymıyoruz bile... Diyelim ki kabuklu deniz ürünlerinden ve alkollü içkilerden uzak duruyorsunuz. Ama ya hamile olduğunuzu öğrenmeden önce bunları yiyip içtiyseniz? Hemen panik yapmayın; inanın bu dünyanın sonu değil! Çünkü hamileliğin ilk haftalarında vücut kendini otomatik olarak korumaya alır.

Hamileyken alınan gıdalara tabii ki dikkat edilmeli; ancak gün geçtikçe bu konunun üzerine sizce de aşırı titizlenilmiyor mu? Yine de o kadar sıkı olmamakla birlikte yeme içmelere dikkat etmekte, alkol ve sigaradan uzak durmakta fayda var.

Gizlice yemek
Bizde çok eskiden kalma bir gelenek vardır. Hamile olduğunuzu ilk üç ay, en yakınlarınız dışında etrafa pek söylemezsiniz. Belki siz de henüz erken olduğunu düşünüp hamileliğinizi, ilk aylarda söylemeyi tercih etmiyorsunuzdur. O zaman kalabalık arkadaş davetlerinde ya da iş yemeklerinde size yasak olan yemekleri, içkileri yiyip içmeyeceğinizi söylerken ufak yalanlar söyleyin. "İlaç alıyorum şarap almayayım" ya da size "Sen suşi severdin ne oldu sana şekerim; neden yemiyorsun?" diye soranlara "Midemi bozmuşum yemeyeyim bu akşam" diyebilirsiniz. "Ben tokum. Yemeyeceğim" demek yerine riskli yiyecekler için bazı kolay yer değişimleri yapmaya çalışın.

Arkadaşlarınızla suşi yemeye gittiyseniz, pişmiş balıktan yapılan bir şeyler ısmarlayın. Ya da diyelim canınız çok çiğ köfte istedi. Çiğ köfte yerine kısır yiyebilirsiniz ya da şimdilerde etsiz çiğ köfteler revaçta; tadı da aynı çiğ köfte gibi, deneyebilirsiniz. Gittiğiniz restoranlarda da az pişmiş et ya da içki siparişi veremediğiniz için hamile olduğunuz anlaşılmayacaktır, dert etmeyin. Hem zaten bu mutlu haberi, birkaç aya kadar çevrenizdeki herkes öğrenecek.

Yasaklı yiyecekler
Kuşkusuz kimse bebeğine bilerek zarar vermek istemez. Eminiz siz de tüm hamileliğiniz boyunca yasaklı yiyecek ve içeceklerden uzak durdunuz. Ancak bazen insanın nefsini köreltmesi de gerekir. Özellikle hamilelikteki yasaklar, anne adaylarının daha çok yeme isteklerini artırır. Ailenizin, eşinizin yememeniz gerekenleri dikte etmesi de sizi sıkabilir.

Bir şeye sahip olamayacağını bilmek, onları daha çok istememize sebep olur. Canı kriz halinde suşi isteyen anne adayı, bebek beklediğini fark etmeden önce balık sevmiyor bile olabilir. Bu, aşermeden farklı olarak, sırf yasak olduğu için o yiyeceğin arzu nesnesi haline gelmesi.

Çok pişmiş...
Doktorlar anne adaylarına salam, sosis, çiğ köfte gibi pişmemiş ya da az pişmiş etten yapılan besinleri pek yememelerini öneriyorlar. Bunun sebebi, bakteriyel bir enfeksiyon olan listeriosis adlı hastalık. Çiğ sebze ve etlerden geçebilen bu hastalık, mide bulantısı ve ateşle başlar, tedavi edilmezse menenjite kadar ilerleyebilir. Ancak durum görüldüğü kadar vahim değil. Bu hastalığa yakalanmamanın çok basit ve temel bir kuralı var: Az pişmiş etten uzak durmak ve sebze meyveleri bol suyla yıkamak.

Sağlıklı ve güvenli yemekler için
Bazen yediğiniz şeyler değil onu hazırlama şekliniz de sakıncalı olabilir. Hem sağlıklı, hem de lezzetli yemekler için size birkaç önerimiz var.

- Pişmemiş tavuk ve kırmızı eti, deniz mahsullerini, hava ve su geçirmeyen kaplara koyun. Pişirene kadar, buzdolabında birbirinden ayrı yerlerde tutun.
- Çiğ et ve deniz mahsullerine dokunduktan sonra hemen ellerinizi yıkayın.
- Çiğ et ya da balığı durulamaya çalışmayın; çünkü sadece bakterileri lavabo ve tezgaha daha çok yaymış olacaksınız. Merak etmeyin, yemeğiniz pişerken bakteriler ölecek.
- Artan ve kolay bozulan bütün yiyecekleri, buzdolabında eksi 40 derecenin altında muhafaza edin.
- Kolay bozulan ya da önceden pişirilmiş yiyeceklerinizi iki gün içerisinde tüketmeye özen gösterin.