9 Mart 2013 Cumartesi

Kerevizin faydaları nelerdir.



En değerli sebzeler arasında yer alan kerevizi enfes salatasıyla ve zeytinyağlı yemeğiyle tanıyoruz. Peki, kerevizin sağlığımıza faydaları nelerdir?

Kerevizde bol miktarda A, C, K ve E vitamini bulunur. Sayısız faydası bulunan kereviz günlük beslenme düzeninde mutlaka yer alması gereken sebzelerdendir.

Rahatlatıcı, ağrı kesici, antiseptik ve anti alerjik özellikleri olan kereviz sindirim sistemi rahatsızlığı olanlara önerilmektedir. Karaciğer ve idrar kesesinin işlevini düzenler, arterit ağrılarını azaltır ve metabolizmayı canlandırarak vücut şişkinliğini alır.

Yüzlerce yıldır doğal afrodizyak olarak da tercih edilen kereviz hafızayı da güçlendirir.

Neden kolay kilo alıyoruz?


Sadece fazla besin tüketiminin kilo aldırdığını sanırız,oysa kilo alımının birçok etkeni vardır.

Bu güne kadar kilo problemi ile ilgili bir çok etkileyici unsurdan bahsedildi.Fakat atlanan en önemli noktalardan biri var ki buna hiç değinilmedi. Uzman Diyetisyen ve NLP Uzmanı Serkan Tutar algıların kilo alımındaki faktöründen bahsederek önemli noktaların altını çiziyor.
Bireylerin kilo almasının birçok etmeni olabilir. Sadece fazla miktarda besin tüketimi kilo aldırmaz. Buna ek olarak kalorisi yüksek besinlerin tercih edilmesi, vücut dengesini sağlayan bazı hormon seviyelerindeki dengesizlikler, hayatın belirli dönemlerinde yaşanan psikolojik problemler bireylerin kilo almalarına neden olabilir. Gözden kaçan diğer bir önemli etmen ise kişilerin algılarının hangi yönde eğiliminin olduğunu bilmemesi ve buna yenilmesidir.


ALGI SİSTEMLERİ NEDİR?

Algı sistemleri hepimizin bildiği görsel, işitsel, dokunsal, kokusal ve tadsal kanallardır. Algılar bizi gün içerisinde yönlendiren başlıca etmenlerdir. Şimdi bir restoran seçerken durumunuzu düşünelim. “Orası çok rahat ve sessiz” sizin işitsel özelliğinizin ön planda olduğunu gösteren bir etmenken, ” Manzarası çok güzel” diyorsanız kesinlikle görselliğinizin ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Peki yemek seçerken de sizi algılarınız yönetiyor olmasın?!
İlk olarak hangi algı sisteminin sizi yönettiğini keşfetmeniz çok önemlidir. Çünkü bunu keşfetmeniz iştahınızı ve zaafınız olan besinleri daha rahat reddetme durumu yaratacaktır.
Görsel Bireyler: Bu bireyler için kötü görünen bir yemek dünyadaki yenilecek son yemektir. Yemeğin lezzeti veya kokusu ile oturulan mekânın hiçbir önemi yoktur. Güzel görünen bir yemek bu bireyler için paha biçilmezdir. Yemeğin şekli, tabaktaki dizayn hatta kesilen sebzelerin büyüklükleri ve dizilişi bile kişiyi etkiler. Görsel algı özelliği ön planda olan bir bireyseniz kesinlikle iştahınızı kapatmak için süslü tabakların önünüze geldiği yerleri tercih etmemelisiniz.
İşitsel Bireyler: Genellikle müziğin ön planda olduğu yerlerde yemek yemeyi tercih eden bu bireyler gün içerisinde çok fazla kaçak yaparlar. İşitsel özellikleri ön planda olduğu için reklamlardan oldukça etkilenirler. Reklamda besinlerin kutu veya ambalajlarından çıkan seslerden etkilenir ve tüketmek isterler. Küçük bir anımsama yapacak olursak, çekirdeği bırakamadığınız zamanları hatırlayın. Bırakmak istersiniz ama o ses sizi tüketmeye teşvik eder. Patlamış mısır ve cips gibi tüketildiğinde çıkardığı ses ile çekici gelen besinleri de bu bireyler genellikle daha çok tercih eder.
Dokunsal Bireyler: Dokunsal kanal üzerinden algıladıklarımız, zihnimizde hisler ve duygular uyandırır. Daha da anlaşılır bir şekilde belirtmek istersek, ellerinizle tüketmiş olduğunuz yemek sizi mutlu eder. Çatal ve bıçak ile yemek yediğinde “bu ne ya!“ gibi bir tepki veriyorsanız dokunsal özellikleriniz ön planda demektir ve kesinlikle daha az besin tüketmek için çatal, bıçak kullanmalısınız.

Kokusal Bireyler: Bu bireyler için iyi kokan bir yemek iştah açıcıdır. Özellikle bol baharatlı yiyecekleri tercih ederler. Küçük bir test yapacak olursak “yolda yürürken güzel kokan pişmiş kestanelerin yanından geçip sonra geri dönüp alıyorsanız” siz kokusal algıları üst seviyede olan birisiniz. Çok güzel görünen bir yemek sizin için bir şey ifade etmez sizi cezbeden kokudur.

Tatsal Bireyler: Yemeğin görüntüsü, kokusunun hiçbir önemi yoktur. Bu bireyler yemeğin tatlı, acı, ekşi veya mayhoş tatları ile ilgilenirler. Genel olarak ilk lokmalarında yemeği değerlendirerek yemeğin tadına numara verirler. Beğendikleri yemekleri başka restoranlarda tükettiklerinde aynı tadı ararlar. Hatta şehre özel veya restorana özel olan yemekleri sadece orada yemeği tercih ederler.

Bu algıları hepimizde bulunur ama bazıları daha baskındır ve yemek seçme, tüketim miktarını bu algılarımız yönetir. Eğer sizde kendinizi doğru keşfeder ve hangi algınıza yenildiğinizi bulursanız, yemeğe olan zaaflarınızı daha iyi yönlendirebilir ve kilo almazsınız.

Yurt dışında bu konu ile ilgili insanlar üzerinde birçok çalışma yapılmıştır. Özellikle satış stratejileri üzerinde yapılan bu çalışmalarda inanılmaz başarılar elde edilmiştir. Reklam ve yemek sektöründe de bu insan algıları sürekli olarak kullanılmaktadır. Unutmayın sizi sadece siz değil algılarınızda yönetir.

(hürriyet.com.tr)

Hamile bayanlar neleri yemeli neleri yememeli.




Hamileyken insanın canı olur olmaz şeyler yemek ister. Yalnızca aşermekten söz etmiyoruz. Canınız her an çok farklı tatlar çekebilir. Afiyet olsun, yiyin tabii... Ancak bazı yasaklı yiyecek ve içecekler var biliyorsunuz. Örneğin alkollü ve kafeinli içeceklerle midye, istiridye, suşi gibi deniz ürünleri bunların başında geliyor. Sigarayı saymıyoruz bile... Diyelim ki kabuklu deniz ürünlerinden ve alkollü içkilerden uzak duruyorsunuz. Ama ya hamile olduğunuzu öğrenmeden önce bunları yiyip içtiyseniz? Hemen panik yapmayın; inanın bu dünyanın sonu değil! Çünkü hamileliğin ilk haftalarında vücut kendini otomatik olarak korumaya alır.

Hamileyken alınan gıdalara tabii ki dikkat edilmeli; ancak gün geçtikçe bu konunun üzerine sizce de aşırı titizlenilmiyor mu? Yine de o kadar sıkı olmamakla birlikte yeme içmelere dikkat etmekte, alkol ve sigaradan uzak durmakta fayda var.

Gizlice yemek
Bizde çok eskiden kalma bir gelenek vardır. Hamile olduğunuzu ilk üç ay, en yakınlarınız dışında etrafa pek söylemezsiniz. Belki siz de henüz erken olduğunu düşünüp hamileliğinizi, ilk aylarda söylemeyi tercih etmiyorsunuzdur. O zaman kalabalık arkadaş davetlerinde ya da iş yemeklerinde size yasak olan yemekleri, içkileri yiyip içmeyeceğinizi söylerken ufak yalanlar söyleyin. "İlaç alıyorum şarap almayayım" ya da size "Sen suşi severdin ne oldu sana şekerim; neden yemiyorsun?" diye soranlara "Midemi bozmuşum yemeyeyim bu akşam" diyebilirsiniz. "Ben tokum. Yemeyeceğim" demek yerine riskli yiyecekler için bazı kolay yer değişimleri yapmaya çalışın.

Arkadaşlarınızla suşi yemeye gittiyseniz, pişmiş balıktan yapılan bir şeyler ısmarlayın. Ya da diyelim canınız çok çiğ köfte istedi. Çiğ köfte yerine kısır yiyebilirsiniz ya da şimdilerde etsiz çiğ köfteler revaçta; tadı da aynı çiğ köfte gibi, deneyebilirsiniz. Gittiğiniz restoranlarda da az pişmiş et ya da içki siparişi veremediğiniz için hamile olduğunuz anlaşılmayacaktır, dert etmeyin. Hem zaten bu mutlu haberi, birkaç aya kadar çevrenizdeki herkes öğrenecek.

Yasaklı yiyecekler
Kuşkusuz kimse bebeğine bilerek zarar vermek istemez. Eminiz siz de tüm hamileliğiniz boyunca yasaklı yiyecek ve içeceklerden uzak durdunuz. Ancak bazen insanın nefsini köreltmesi de gerekir. Özellikle hamilelikteki yasaklar, anne adaylarının daha çok yeme isteklerini artırır. Ailenizin, eşinizin yememeniz gerekenleri dikte etmesi de sizi sıkabilir.

Bir şeye sahip olamayacağını bilmek, onları daha çok istememize sebep olur. Canı kriz halinde suşi isteyen anne adayı, bebek beklediğini fark etmeden önce balık sevmiyor bile olabilir. Bu, aşermeden farklı olarak, sırf yasak olduğu için o yiyeceğin arzu nesnesi haline gelmesi.

Çok pişmiş...
Doktorlar anne adaylarına salam, sosis, çiğ köfte gibi pişmemiş ya da az pişmiş etten yapılan besinleri pek yememelerini öneriyorlar. Bunun sebebi, bakteriyel bir enfeksiyon olan listeriosis adlı hastalık. Çiğ sebze ve etlerden geçebilen bu hastalık, mide bulantısı ve ateşle başlar, tedavi edilmezse menenjite kadar ilerleyebilir. Ancak durum görüldüğü kadar vahim değil. Bu hastalığa yakalanmamanın çok basit ve temel bir kuralı var: Az pişmiş etten uzak durmak ve sebze meyveleri bol suyla yıkamak.

Sağlıklı ve güvenli yemekler için
Bazen yediğiniz şeyler değil onu hazırlama şekliniz de sakıncalı olabilir. Hem sağlıklı, hem de lezzetli yemekler için size birkaç önerimiz var.

- Pişmemiş tavuk ve kırmızı eti, deniz mahsullerini, hava ve su geçirmeyen kaplara koyun. Pişirene kadar, buzdolabında birbirinden ayrı yerlerde tutun.
- Çiğ et ve deniz mahsullerine dokunduktan sonra hemen ellerinizi yıkayın.
- Çiğ et ya da balığı durulamaya çalışmayın; çünkü sadece bakterileri lavabo ve tezgaha daha çok yaymış olacaksınız. Merak etmeyin, yemeğiniz pişerken bakteriler ölecek.
- Artan ve kolay bozulan bütün yiyecekleri, buzdolabında eksi 40 derecenin altında muhafaza edin.
- Kolay bozulan ya da önceden pişirilmiş yiyeceklerinizi iki gün içerisinde tüketmeye özen gösterin.

8 Mart 2013 Cuma

Yanıkları yumurta akı ile tedavi edin.


Yanıklara yumurta akı mucizesi

Evinizde yanıklar için uygulayabileceğiniz geleneksel tedavi yöntemleri.

Isıyla ve kimyasal maddelerle oluşan yanıklar, deriye zarar veren ve iltihaplara açık ciddi bir yaradır. Yanık derecesi ne olursa olsun mutlaka dermatoloji uzmanlarına ve plastik cerrahi doktorlarına başvurulması gerekir. Ancak evinizde ilk müdahale olarak başvurabileceğiniz yöntemler hakkında Dermatoloji Uzmanı Dr. Emine Özge Ayabakan bilgi verdi.

Hafif ya da orta dereceli yanıklara ilk olarak, yara soğuk su ile yıkandıktan sonra üzerine bal ya da yumurta akı uygulanabilir.

Yumurta akı proteini en iyi kalite bir proteindir ve biyolojik değeri 100 kabul edilerek diğer proteinlerin kalite belirlemesinde standart olarak alınır. Yumurtanın akı doğal halde %10-11 protein, selenyum, vitamin kompleksleri mineral tuzları ve karbonhidratla birlikte çözelti şeklinde bulunur.

Yumurta akı, mikroorganizmaların üremelerini güçleştiren önemli antimikrobiyal özelliklere sahiptir. Ayrıca yumurta akının oldukça yüksek pH (8.3) değerine sahip olması da mikroorganizmaların gelişimini olumsuz yönde etkiler.
Yanık üzerinde yumurta akını 1 saat tutun

Bu çok önemli özellikleri sayesinde yumurta akı yanık iyileşme ve iz tedavisinde mükemmel bir alternatiftir. Yanık oluştuğunda, 1 saat yumurta akının yanık deri üzerinde kalması ile cildin kendini tekrar onarması için gereken ortam sağlanır. Alerjik reaksiyonların olmaması açısından takip ve tedavide dermatoloji doktoruna danışılarak verilen kremlerle aralıklı olarak uygulanması önerilir.
İzlerin iyileşmesi için bu bitkileri kullanın

Bitkilerin de hafif yanıklar üzerinde iyileştirici etkileri vardır. Birçok krem ve pomad yapımında bu bitkilerin özleri kullanılmaktadır. Bu tedaviler sırasında öncelikle yanığın doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. İlaç sanayisinde, soğan özü, kaplan otu, ısırgan otu, lavanta, ebegümeci gibi birçok bitki yanık tedavisi için ilaç yapımında kullanılmaktadır.

Derin yanıklarda doktor kontrolünde yanık yarası tedavi edildikten sonra kullanılan özel bitkilerin izlerin iyileşmesinde düzeltme yetenekleri olduğu görülmüştür. Ayrıca yanık yaralarının kapanmasını kolaylaştırmak için keten veya kılıç otu yağı, kadife çiçeği, lavanta yağı, ısırgan otu yağı,kaynamış ebe gümeci yaprak ve çiçeği ile kompres yapılabilir.genelhaber.net

Burcunuza göre diyet yapın.Önerilere göz atın:



Diyet yapmak sıkıcı ve zor mu geliyor? İşte zayıflama diyetinizi size göre hem uygun hem keyifli kılacak seçenekler!

Koç (21 Mart - 20 Nisan)
Abur cubur yemeye son derece meraklısınız. Bu nedenle sizin için tehlike çanları çalıyor. Tuz ve alkolden uzak durarak bunun yerine bol bol su için. Domates, patates, soğan, kuru fasulye, mercimek, karnıbahar, marul, yeşil salata, ıspanak, turp, pirinç, zeytin, elma, balkabağı, ceviz gibi besinler haftalık beslenmenize mutlaka eklenmesi gerekli yiyeceklerdir. Sizin için gerekli olan tatlılar! Kayısı gibi fazla şeker içermeyen tatlılar olmalıdır.

Boğa (21 Nisan - 21 Mayıs)
Yemek için yaşayanlardansınız. Fakat unutmayın ileride bu kilolar başınıza bela olur. Karbonhidratlardan kaçının. Aksi takdirde tombul bir kişi olursunuz. Sindirim güçlüğü çekebilirsiniz. Düşük nişasta, yağ ve şeker içeren bir diyet, beslenme hayatınızın gerekli bir parçası olmalıdır. Doğal iyot içeren besinler, balık ve deniz mahsulleri, yumurta, karaciğer, böbrek, buğday, ıspanak, pancar, taze meyve ve yeşil salata besin listenizde daima yer almalıdır. Ayrıca su içmek de hayatınızın vazgeçilmez bir parçası olmalı.

İkizler (22 Mayıs - 21 Haziran)
Yemek yerken o kadar acele hareket ediyorsunuz ki artık bu durum sizin sağlığınızı etkiler hale gelmiş. Yemekleri çok çiğnemeden yutmayın. Az ama sık yemeyi prensip haline getirin. İkizler kemiklerinin sağlıklı olmasını istiyorsa sağlıklı beslenmelidir. İkizler de kan pıhtılaşması çok sık görülür. Balık, tereyağı ve köy peyniri, havuç, portakal, greyfurt, şeftali, erik, üzüm suyu, kuru üzüm ve badem beslenme listenizde vazgeçilmez besinler olmalıdır. Sakinleşmeniz ve huzurlu olmanız için de şifalı bitkiler ve kafeinsiz çaylar tam size göre.

Yengeç (22 Haziran - 23 Temmuz)
Duygusal olmanız sizin beslenme alışkanlıklarınızı da etkiliyor. Üzüldükçe böreklere, keklere, dondurma ve şekerlemelere sarılıyorsunuz. Halbuki yengeçler, nişastalı yiyeceklerden, şeker, tuz ve baharatlardan uzak durmalıdır. Çünkü mideleri çok hassastır. Vücudunuz kalsiyuma fazlaca ihtiyaç duyar. Düşük yağ içeren süt, peynir ve yoğurt, kıvırcık lahana, domates, salata ve marul, bol miktarda taze sebze ve yağsız protein, sizin cilt ve mide sağlığınız açısından iyi olup, kilonuzu daha rahat kontrol altına almanızı sağlar. İncelmek için öncelikle kendinizle hesaplaşmalısınız.

Aslan (24 Temmuz - 23 Ağustos)
Yemek sizin için adeta bir zevk haline gelmiş. Güzel lokantalar, nefis yemekler her zaman hayalinizi süslüyor. Vücudunuza önem verdiğiniz için diyet yapmakta son derece başarılısınız. İradeniz harika! Kan dolaşımınızın düzenli olması için; sığır, kuzu ve kümes hayvanları eti, karaciğer, çiğ yumurta sarısı, kereviz, elma, incir, şeftali, limon ve badem sizin için idealdir. Porsiyonlarınızı yüzde 50 azaltmanız önerilir.

Başak (24 Ağustos - 23 Eylül)
Şekerleme deyince siz akla geliyorsunuz. Özellikle de çikolata hayatınızın vazgeçilmezleri arasında yer alır. Ancak bu yiyeceklerden uzak durmalısınız çünkü kalbinizde problem yaratabilir. Tuz, buğday, çavdar, yağsız sığır ve kuzu eti, peynir, zeytin, portakal, limon, kavun, elma, armut sizin ideal yiyeceklerinizdir. Kavun, elma, armut kısmen cildinizi temizlemek ve saçlarınıza bakım sağlamak için yardımcı olur. Elma ise kurtarıcınızdır.

Terazi (24 Eylül - 22 Ekim)
Terazi böbrekleri, sırtın alt kısmını, temsil eder. Bezelye, mısır, havuç, ıspanak, buğday, yulaf unu, elma, çilek, badem ve kuru üzüm hep elinizin altında olmalıdır. Böbrekleriniz için çok fazla asitli içeceklerden uzak durmalısınız. İncecik ve zarif bir beden için; ince dilimler faydalı olacaktır.

Akrep (23 Ekim - 22 Kasım)
Burcunuz üretim organlarını temsil eder. Solunum yolları problemleri yaşayabilirsiniz. Tahıllardan yapılmış ekmekler, balık ve deniz ürünleri, yeşil salata, soğan, kırmızı turp, taze meyve ve sebzeler içeren bir diyet tam size göredir. Doğru beslenme gerginliğinizi alıp götürür.

Yay (23 Kasım - 20 Aralık)
Burcunuz kalçalar, bacak üstleri ve karaciğeri temsil eder. Doğal beslenmek için kabuklu meyveler ve sebzeleri tercih edin. Bolca çiğ sebze, yeşil biber, patates, incir, kuru erik, çilek, elma, armut, ve taneli tahılları yemeniz önerilir.

Oğlak (21 Aralık - 18 Ocak)
Çalışkan bir yapınız var ve çalışırken de farkında olmadam öğün atlıyorsunuz. Oysa bu sizin için çok zararlı. Vücudunuzun vitamin ve minerallerden oluşan geniş bir besin karışımına ihtiyacı var. Burcunuz , dizleri, dişleri, kulakları ve deriyi temsil eder. Lahana, kereviz, yağsız etler, limon, portakal, inek sütü, her türlü peynir, balık, yumurta sarısı, buğday ve incirle aranızın çok iyi olması gerekir. Kayısı, badem yiyerek kuru ve alerjik eğilimli cildinizi canlandırın. Cildinizi sigara ve sigara dumanından uzak tutarak korumaya çalışın.

Kova (19 Ocak - 20 şubat)
Vücudunuzun sürekli C vitaminine ihtiyacı var. Yemek tarzınız yenilikçi. Bu nedenle değişik lezzetler tatmayı seviyorsunuz. Burcunuz el ve ayak bilekleriyle baldırları ve dokuları temsil eder. Vücudunuz sofra tuzuna çok ihtiyaç duyar. Bu ihtiyacı sofra tuzundan değil, bu maddeyi barındıran besinlerden almanız en mantıklısıdır. Çok fazla tuz aldığınızda zayıf bir kan dolaşımına, gereğinden fazla şişkin bir vücuda ve karaciğer rahatsızlıklarına açıksınız demektir. Deniz ürünleri, brokoli, havuç, turp, balkabağı, ıspanak, elma, şeftali, limon, portakal, greyfurt, nar ve ananas sizin için doğal tuz bakımından ideal besinlerdir.

Balık (20 şubat - 21 Mart)
Katı ve sıkıcı diyetler size göre değil. Yüksek proteinli, düşük yağ ve şeker içeren diyet uyguladığınız zaman kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Burcunuz ayaklar ile duyma, işitme, dokunma ve tatmayı temsil eder. Demir vücudunuzun başlıca ihtiyacıdır. Demir eksikliği, anemi ve düşük tansiyona sebep olur. Diyetlerinizde zengin demir içeren karaciğer, yağsız sığır eti, kuzu eti, yumurta sarısı, beyin, midye, ıspanak, soğan, arpa, marul, buğday ekmeği, kuru fasulye, elma, üzüm, limon, portakal, şeftali, hurma, kuru erik ve üzüm yer almalıdır. Maydanoz da bu listeye eklenebilir.

mahmure.com

Şifa niyetine elmalı kış çayı


3000 yıllık geçmişe sahip olan elma sirkesi etkili bir detokstur; vücudu toksinlerden arındırır, böbrek ve karaciğeri temizler.

Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri elma sirkesinin bazı ilaçlarla etkileşim gösterebileceğidir. Bu nedenle tüketirken dikkatli olmalısınız. Su ile karıştırarak tüketmenizde fayda olduğunu da belirtelim.

Taze elmalı kış çayı tarifiyle sağlıklı bir güne ne dersiniz?

İşte malzemeler:

 1 adet elma
1/2 ayva
1 adet çubuk tarçın
20 gr taze zencefil
1 adet limon
1 tatlı kaşığı bal
2 dal taze kekik
yarım lt su

7 Mart 2013 Perşembe

Üç saat diyeti ile zayıflayın.



ABD sağlıklı yaşam ve beslenme uzmanı Jorge Cruise tarafından kaleme alınan “3-Hour Diet” (Üç Saat Diyeti), dengeli bir beslenme programıyla haftada bir kilo verdirmeyi vaat ediyor. New York Times bestseller listesinde de yer alan Üç Saat Diyeti’ne göre aç kalmak ya da en sevdiğiniz yiyecekleri hayatınızdan çıkarmak, kilo vermeye ve bu kiloları sonsuza dek uzakta tutmaya yetmiyor. Başarılı bir rejimin sırrı, zamanlama.

Yani önemli olan hangi gıdaları yediğiniz değil, ne zaman yediğiniz. Üç Saat Diyeti’nin çok basit bir kuralı var: Öğünlerinizin arasına üç saatten uzun bir sürenin girmesine izin vermeyin. Bu şekilde haftada 1 kilo kaybedin.

Bilim adamları, “üç saat” kuralının doğruluğunu kanıtlayan bir çok araştırmaya imza attı. Uzmanlara göre öğünlerin arasına üç saatten uzun bir süre girdiğinde, doğal açlık savunma mekanizması harekete geçiriyor. Vücut açlık yaşadığını varsayarak, metabolizmanın devamlılığını garanti etmek için kalori bakımından zengin yağ dokularını koruma altına alıyor ve bunun yerine enerji üretmek için kas dokusunu kullanmaya başlıyor. Hızlı yaşam temposuna sahip kişiler için tavsiye edilen “Üç Saat Diyeti” sayesinde sevdiğiniz yiyecekleri istediğiniz şekilde yiyebilecek ve yine de kilo verebileceksiniz.

Neden 3 saatte bir?

Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi beslenme uzmanı David Katz’ın, “Kilo vermeye yardımcı olduğu tartışılmaz bir gerçek” diye yorumladığı Üç Saat Diyeti sayesinde haftada 1 kilo verebilirsiniz. Yavaş ve düzenli olarak kilo vermek, cildin sarkmasının önüne geçer ve daha enerjik kalmanızı sağlar. Ayrıca kalp hastalıklarına yakalanma riskini artıran karın bölgesinde yağlanmanın da önüne geçer. Üç Saat Diyeti, güne doğru zamanda başlamanıza, doğru zamanlarda yemek yemenize ve günün sonunda doğru zamanda yemeyi bırakmanıza yardımcı olacak. Üç Saat Diyeti’nde günde ortalama 1450 kalori tüketebilirsiniz. Her ana öğünün yaklaşık 400, ara öğünlerin 100 kalori olması ve atıştırmalık olarak da 50 kalorilik bir gıda seçmek gerekiyor.

6 öğünlü program

Öğün aralarında üç saat bırakmanın açlık savunma mekanizmasının aktif hale geçmesini önlemeden başka yararları da bulunuyor. ABD’deki Georgia Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmalar, öğün aralarında üç saatten uzun bir süre bırakan sporcuların vücutlarındaki yağ oranının daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Hem de yaktıklarından daha az miktarda kalori almalarına rağmen. Japon bilim adamları ise eşit miktarda kalori tüketen gönüllülerden günde 3 yerine 6 öğün yiyenlerin daha fazla kilo verip yüksek oranda kas dokusuna sahip olduğunu ortaya koydu.

Egzersiz zorunlu değil

Üç Saat Diyeti’yle başarıya ulaşmak için egzersiz yapmak zorunda değilsiniz. Ancak egzersiz kilo vermeyi kolaylaştırabilir. 20 dakikalık hızlı bir yürüyüş bile fazladan 150-200 kalori yaktırır. Kendinize bir adım sayacı satın alın ve her gün en az 10 bin adım atın. İşe gitmeden önce 10 dakika yürüyüş yapın. Bu sayede kendinizi yeni bir güne hazırlamış olursunuz. İş yerinde 5 dakika mola vererek yürüyüş yapmaya çıkın.

Kalktıktan sonra bir saat içinde kahvaltı

Metabolizmanın harekete geçmesi için uyandıktan sonra bir saat içinde kahvaltı edin. Uyurken vücut yiyecek almadığı için metabolizma yavaşlar. Uyandığınızda metabolizmanızı hızlı bir şekilde harekete geçirmelisiniz. Kalktıktan sonra bir saat içinde birşeyler yemezseniz vücut açlığa karşı geliştirdiği savunma mekanizmasını devreye sokar. Yağ vücutta depolanır ve enerji için kas dokusu kullanılır.

Ana yemek 400 aralar 100 kalori

ÖrneĞİn sabah işe gitmeden önce 7’de kahvaltı ediyorsanız, saat 10’da ara öğünü yiyin, 1’de öğle yemeğine oturun, saat 4’te ara öğün ve saat 7’de akşam yemeği aldıktan kısa bir süre sonra da atıştırmalık tüketin. Metabolizma aşırı duyarlı olmadığı için bir öğünü 10 ya da 15 dakika kaçırmak büyük bir sorun yaratmaz. Ancak en iyi sonucu almak için rejimi olabildiğince düzenli takip etmeye çalışın. Bunun için saatinizin alarmını üç saatte bir çalmak üzere kurmayı deneyebilirsiniz. Üç Saat Diyeti’nde günde ortalama 1450 kalori tüketebilirsiniz. Her ana öğünün yaklaşık 400, ara öğünlerin 100 kalori olması ve atıştırmalık olarak da 50 kalorilik bir gıda seçmek gerekiyor.

07:00 Kahvaltı

10:00 Ara öğün

13:00 Öğle yemeği

16:00 Ara öğün

19:00 Akşam yemeği

22:00 Atıştırma (şart değil)

Bu mucize formülle sağlıklı zayıfladılar

3 saatte bir yemek yemek sizi hem enerjik hale getirecek hem de metabolizmanızın çok daha hızlı çalışarak yağ yakmasını sağlayacak

METABOLİZMAYI HIZLANDIRIR: Kalori tüketiminizi bütün bir güne yaydığınızda, vücuda ihtiyaç duyduğu zaman enerji verilmiş olur. Bu sayede hücreler, kandaki şekere kolayca ulaşır ve bunu enerjiye dönüştürür.

ENERJİK VE DİNÇ KALMANIZI SAĞLAR: Her üç saatte bir yemek yiyerek kan şekeri seviyesi dengede tutulur. Kasları ve beyin hücrelerini besleyen düzenli bir amino asit ve şeker akışı sağlanır. Bu sayede gün boyunca ruh halinin ve enerji seviyesinin dengede kalması sağlanır.

AÇLIK HİSSİNİ YATIŞTIRIR: Bilimsel araştırmalar, sık sık yiyen insanların açlık krizi ve aşırı yeme gibi sorunlarla daha az karşılaştığını ortaya koydu. Bu kişiler daha sık yediği için yemek vakti geldiğinde kendilerini fazla aç hissetmiyor ve böylece daha az miktarda yiyerek daha kısa sürede doyuyor. 3 saatte bir yemek vücutta açlık hissini ortaya çıkaran leptin hormonunun daha az üretilmesini sağlar.

KOLESTEROLÜ DÜŞÜRÜR: Üç saatte bir yemek kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olur. Uzmanlara göre kolesterol sadece yediklerinizle değil, ne sıklıkta yediğinizle orantılı olarak yükseliyor ve düşüyor. Araştırmalar, günde 6 öğün yiyen kişilerde kolesterol seviyesinin yüzde 5 düşük olduğunu ve kalp hastalığına yakalanma riskinin yüzde 10 azaldığını ortaya koydu. Aralarında uzun süre olan ağır öğünler yemek insülin seviyesinin aniden yükselmesine neden olur. Bu da kandaki yağ oranını etkileyerek kolesterolün yükselmesine yol açar.

YAĞLANMAYI ENGELLER: Kanadalı bilim adamları, 3 saatte bir yemenin stres hormonu kortizol seviyesini düşürmeye yardımcı olduğunu ortaya koydu. Vücutta yüksek oranda kortisol hormonu seviyesi bel çevresinde yağalanmaya sebep olarak kalp hastalığı riskini artırır. İki hafta boyunca üç saatte bir yemek bile kortizol hormonu seviyesini yüzde 17 oranında azaltır.

6 öğün için zamanlar

07:00 Kahvaltı
10:00 Ara öğün
13:00 Öğle yemeği
16:00 Ara öğün
19:00 Akşam yemeği
22:00 Atıştırma (şart değil)

Kalori Cetveli (100 gr.)

Ekmek 320
Armut 70
B.Peynir 200
Brokoli 32
Çilek 26
Kıyma 214
Domates 14
Elma 60
T.Fasulye 32
Havuç 42
Ispanak 16
Kaşar 350
Makarna 85
Mantar 35
Maydanoz 50
Muz 85
K.Patates 340
Pırasa 52
Portakal 50
Salam 420
Salatalık 15
Sosis 290
Süt 50
Tavuk Izg. 160
Tereyağı 750
Yoğurt 100
Yumurta 80
Z.Yağı 900

haberkıta.com