doğal şifa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğal şifa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2013 Cuma

Termal suları şifa kaynağı.

Dr. Mustafa Eraslan, termal suların; içilerek, yüzülerek ve banyo yapılarak farklı yöntemlerle pek çok açıdan şifa olduğunu belirterek, "Bu sulardan istifade edecek vatandaşların doktor kontrolü ve tavsiyesinde bir kullanım yapmaları daha doğru olur" dedi.

Bitkisel formüllere dayalı tedavi anlayışıyla tıp dünyasında farklı bir yer edinen Dr. Mustafa Eraslan, önemli doğal şifa kaynaklarından olan kaplıcaların sağlık üzerindeki etkilerine dair açıklamalarda bulundu. Afyon’da bulunan Gazlıgöl’e giden Eraslan, bölgenin dünyanın en önemli termal merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Eraslan, “Son yıllarda yapılan yatırımlar bölgeye olan ilgiyi oldukça arttırdı. Sağlık turizmi ve koruyucu hekimlik açısından yoğun bir talep alan Gazlıgöl mevkiindeki termal sular, dünya standartlarının oldukça üstünde. Bölgenin termal suyunun mineral sayısı ve zenginliği bölgeyi benzerlerinden ayrıştıran başlıca unsurlardan biri” diye konuştu. Bölge yatırımcılarının daveti üzerine Gazlıgöl’ü ziyaret eden Dr. Mustafa Eraslan, termal suların önemli bir şifa kaynağı olduğunun altını çizdi.
Koruyucu hekim termal sular

Termal suların özelliklerinden bahseden Dr. Mustafa Eraslan, bu tarz doğal kaynakların koruyucu hekimlik vazifesi yürüttüğünü, böylece birçok hastalığın tedavisinde yardımcı ve önleyici özellik taşıdığını söyledi. Eraslan, termal suların içilerek, yüzülerek, banyo yapılarak ve çamur banyosu gibi farklı yöntemlerle pek çok açıdan şifa olduğunu belirtirken, bu sulardan istifade edecek vatandaşların doktor kontrolü ve tavsiyesinde bir kullanım yapmalarının daha doğru olacağını ifade etti.

6 Nisan 2013 Cumartesi

Afrodizyak etkisiyle kuru incir performans arttırıyor.



-100gr. kuru incirin besin değeri içeriği: Enerji 908 kg/ 217kcal, Protein 4g, Şeker 55.3gr, Yağ 1.2gr.,Diyet lifi 6.7gr., Kalsiyum 138gr., Demir 4.2mgr. ,Magnezyum 91.5mgr., Fosfor 163mgr., Vit B1 0.073mgr., Vit B2
0.072mgr.dır.


- Sütte bulunan kalsiyuma oranla daha fazla kalsiyum içerir. İncir yenilirken, çekirdeklerinin ağızda iyice çiğnendikten sonra yutulması daha faydalıdır.

-Kemik hastalıklarında, gelişim bozukluklarında önerilmektedir.

- Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler. Taze incir kabızlığı önler.

-İncirler akşamdan suya konur, sabahleyin aç karnına yenilir. Kuru incir barsakların faaliyetini arttırır. Taze incir basur şikayetlerine faydalıdır. Sıtma hastalığına iyi gelir, mideyi çalıştırır. Kuru incir kuru üzümle karıştırılıp yenirse mide ülserini iyileştirir.



- Mineral madde,özellikle demir içeriğinin fazla olması nedeniyle hamilelikler ve küçük çocuklarda ortaya çıkan vitamin eksikliğinin neden olduğu hastalıklar ile kansızlığa iyi gelmektedir.

-Vücudu şişmanlatır, kırk gün anasona batırılarak sabahları aç karnına fıstıkla yenilirse dimağı da zindeleştirir.

-Damar tıkanıklıklarını giderir , karaciğeri kuvvetlendirir, dalak şişkinliğine, nefes darlığına iyi gelir.

-Bronşit, öksürük ve göğüs ağrılarına faydalıdır. Taze incir, sütle birlikte pişirilerek yenilince nezleyi ve boğaz ağrılarını giderir. Balgam söktürücü olarak, bir miktar meyan kökü ve incir kaynatılarak sabah, öğle, akşam bir çay bardağı içilir. Göğüs hastalıklarında pastırma çemeni ile pişirilip yenilirse iyi gelir.


Zehirlenmelerde cevizle yenilir.

- İyi bir sinir yatıştırıcıdır. Vücuda rahatlık verir. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Lapası yanık ağrılarına iyi gelir. Sütü siğillerin ve nasırların sökülmesini sağlar.

-Romatizmaya iyi gelir, anason ve sedef çiçeği ile kaynatılarak ılık ılık suyu içilir.

- Bol miktarda yenirse afrodizyak etkilidir.

- Bazı kitaplarda kansere iyi geldiği yazılsa da bu durum tıbben ispatlanmamıştır.

- İncir sütü Doğu Anadolu da sütü pıhtılaştırıp çökelek elde etmede kullanılır.


28 Şubat 2013 Perşembe

Şifalı otlar: Papatya etkileri ve yan etkileri


çay şeklinde içilirse;
papatya idrar miktarını artırır
iştahı açar
gaz ve safra söker
hafif yatıştırıcıdır
sünüzit tedavisinde buğu şeklide kullanılır.
saç rengini açar.
dahilen kullanıldığında;
yorgunluk,sinir sistemine bağlı diyare ve seyahat hastalıklarında ,gastrit kolit,gaz ve çocuklarda yatıştırıcı olarak kullanılır.
haricen kullanım şekli;
deri ve mukoza hastalıklarında,burun katarrı,bronşit,ağız-boğaz infeksiyonlarında buğu şeklinde,gingivit gibi diş hastalıklarında ve yine ağız ve boğazın iltihaplı durumlarında gargara olarak;eritem hemoroid ve bacak ülserlerinde ,anal ve genital iltihaplanmalarında banyo,kompres,merhem şeklinde kullanılır.

Kırmızı reishi mantarının faydaları


Kırmızı Reishi Mantarı
• Günlük yaşamımızı sağlıklı ve moralli sürdürmek
• Vücudumuzu yaşamda karşılaşacağımız tüm etkilere karşı korumak
• Yaşın ilerlemesi ile oluşacak problemlerin önüne geçebilmek
• Bağışıklık, sinir, dolaşım, solunum, sindirim, boşaltım, kas ve kemik sistemlerini güçlendirmek ve bu sistemlerle ilgili yüksek tansiyon, kolesterol, diabet, bronşit, prostat, allerji gibi problemlerle başedebilmek
• Kanser , karaciğer bozuklukları, hepatit, diabet, virütik rahatsızlıklar , HIV/AİDS gibi hastalıklardan korunmak ve bu hastalıklarla savaşabilmek için
EN GÜÇLÜ DOĞAL YARDIMCIDIR

8 Ocak 2013 Salı

Kansere karşı doğal silah: Bamya



Bamya denildiğinde akla ilk gelen şey müsilajlar olsa gerek, yani bamyayı 'sümüklü bamya' yapan bileşeni. Bamyanın, çoğu kişi tarafından sevilmemesini sağlayan bu bileşen müsilaj denen kaygan, çoklu şeker yapısında bir madde. Bamyadaki müsilajlar ve reçineli zamklar, mide bağırsak yüzeyini de kayganlaştırır ve bu bölgeleri kansere karşı korur bir diğer değişle, besinlerle alınan kansorejen maddelerin bağırsak yüzeyi ile temasını, yani kanser yapabilme kabiliyetini en aza indirir. Bağırsak iç yüzeyini yalnızca kansorejen maddelerden değil aynı zamanda tahriş edici diğer maddelerden de korur, yüzeyi kayganlaştırarak.

Bağırsak temizliği yapar

Besinlerle bir şekilde, kimyasal veya fiziksel tahriş etme özelliği olan maddeler alabiliyoruz ancak 'sümüklü bamya' çok iyi bir şekilde alt ediyor bu maddeleri. Bamyadaki müsilaj ve zamklar, kolesterole bağlanarak fazla kolesterolün de atılmasını sağlarlar. Bamyanın içerdiği çözünebilir bitkisel lif ise hem bağırsak temizliği yapar hem de probiyotik özelliğe sahiptir, yani, bağırsaklarımızdaki bizi koruyan faydalı bakterileri besler.

Ağız ve boğaz kanserlerini önler

Bamyanın kansere karşı koruyucu etkisi, içerdiği bu 'sümüksü madde' ile sınırlı değil. Bamyadaki bir başka 'KANSER SAVAR' madde de oldukça fazla miktarda ihtiva ettiği 'glutatyon'. Atlanta'da Emory Üniversitesi'nde yürütülen 1800 kişinin dahil edildiği bir çalışmada, yüksek miktarda gllutatyon içeren diyetle beslenen kişilerde ağız ve boğaz kanserlerinin yüzde 50 oranda daha az görüldüğü sonucuna varıldı, asla 'tesadüf' denilemeyecek bir oran bu.

Biliyor muydunuz ?

Bamyadaki polifenoller, bitkilerdeki en önemli antioksidanlardan. Antioksidanlar, yalnızca kansere karşı değil, alzheimerdan, kalp damar tıkanıklıklarına kadar bir çok kronik hastalığa karşı da koruyucular.

Bamya, 'soğandaki antioksidan' olarak da ünlenen quersetin bakımından da oldukça zengin bir sebze. Quersetin potansiyel diğer birçok antioksidan daha güçlü, bu yüzden uzunca bir dönem bilim dünyasında kansere karşı koruyucu olarak gündeme oturdu.