“Kanser”, belirtileri hakkında bilinçli olunması ve erken dönemde teşhis edilebilmesi sayesinde günümüzde artık tedavi edilebilen bir hastalık… Kanserden korunmak ve sağlıklı bir yaşam sürmek ise vücutta meydana gelebilecek küçük değişiklikleri önemsemekle mümkün…
Memorial Sağlık Grubu Antalya Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, 1-7 Nisan Kanser Haftası’nda, vücutta hangi değişikliklerin hangi kanserlere işaret edilebileceğini anlattı. Prof. Dr. Özdoğan, bu belirtilerin kısa süreli görüldüğünde önemsiz olabilse de, birkaç haftadan uzun sürmesi durumunda doktora başvurulması gerektiğini vurguladı.
Karında şişlik 2 haftadan uzun sürüyorsa…
Sürekli devam eden, karında 2 hafta veya daha uzun süren şişlik ciddiye alınmalıdır. Karında şişlik veya genişleme, yumurtalık kanserinin erken ve bazen de tek belirtisi olabilir. Karında şişlik, hem erkek hem de kadınlarda sık görülen yaşam kaybı riski yüksek olan kolorektal yani kolon ve rektum kanserlerinin belirtisi de olabilir.
Az miktar yemek sonrası sindirim zorluğu varsa…
Az miktarda yenen bir yemek sonrası bile tokluk hissetmek yumurtalık, pankreas veya mide kanseri belirtisi olabilir. Pankreas kanseri, en zor tedavi edilen ve mümkün olan en erken evrede tespit edilmesi gereken bir türdür. Hem erkek hem de kadınlarda görülen pankreas kanserinin diğer sık rastlanan belirtileri; iştah kaybı, istem dışı kilo kaybı, sarı renk gözler ve/veya cilt (sarılık) ve solgun, iri, kaygan ve yüzen dışkıdır.
Sık idrara çıkılıyor ve dışkılama alışkanlıkları değişiyorsa…
Sık idrara çıkma veya sık idrara çıkma isteği olmasına rağmen idrara çıkamama, mesane kanserinin sinsi belirtilerindendir. Daha çok ileri yaştaki erkekleri etkileyen bu hastalıkta, kırmızımsı sarı veya koyu kırmızı idrar görülür. Sık idrara çıkma isteği, yumurtalık kanserinin de göze çarpan belirtilerinden biridir. Dışkılama alışkanlıklarında birkaç günden uzun süren değişiklik (ishal, kabızlık v.s.) veya dışkılama hissi, dışkılama sonrası rahatlayamama gibi belirtiler de kolorektal kanserlerin göstergesi olabilir.
Memede ele gelen kitle ve değişiklikler görülüyorsa…
Memede kitle, meme kanserinin en sık rastlanan belirtilerinden biri olmasına rağmen daha göze çarpan belirtileri de mevcuttur. Memenin tümü veya bir kısmında şişlik, memenin derisinde kızarıklık veya renk değişikliği, nadir görülen ancak oldukça agresif olan ve yaşam kaybı riski taşıyan inflamatuvar (iltihaplı) meme kanseri belirtileri olabilir. Bu belirtiler sadece kadınlar için değil, erkekler içinde meme kanserinde dikkat edilmesi gereken belirtilerdir.
İstem dışı kilo kaybediliyorsa…
Kilo kaybı istem dışında gerçekleşirse, kanserin habercisi olabilir. Açıklanamayan kilo kaybı; mide, pankreas, akciğer ve zaman zamanda böbrek kanserlerinde sıkça rastlanan bir belirtidir. İstem dışı kilo kaybı, kişinin iştahı yerinde olmasına ve iyi beslenmesine rağmen kilo kaybı yaşamasıdır. Buna ek olarak, bazı kişilerde mide bulantısı, kusma ve halsizlik belirtileri de görülebilir.
Ses kısıklığı uzun sürüyorsa…
Ses kısıklığı; soğuk algınlığı, alerji veya basit bir ses rahatsızlığı olarak değerlendirilebilir. Ancak devam eden ses kısıklığına dikkat edilmesi gerekir. Sigara kullanan kişilerin, devam eden ses kısıklığında doktora başvurması olası gırtlak veya akciğer kanserinin daha erken teşhis edilmesine ve daha etkin bir tedaviye imkan sağlar. Ayrıca, ses kısıklığı özofajeal, mide veya tiroid kanseri belirtisi olarak da görülebilir.
Tırnakların üzerinde çizgilenmeler varsa…
Ayak veya el tırnaklarınızda görülen koyu renk çizgiler, endişelenecek bir durum olduğu anlamına gelmeyebileceği gibi en fazla yaşam kaybı riski taşıyan kanser türlerinden biri olan cilt kanserinin (melanom) belirtisi de olabilir. Bu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerekir. Bunun yanı sıra kronik yaralar, deri tüberkülozu, yara izleri, bazı kanserojen madde içeren kimyasallar ve risk taşıyan benlerin (rengi ve şekli değişik, büyük benler) cilt kanserinde etken rol oynayabileceği unutulmamalıdır.Stargazete.com
kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mart 2014 Pazartesi
8 Ocak 2013 Salı
Kansere karşı doğal silah: Bamya
Bamya denildiğinde akla ilk gelen şey müsilajlar olsa gerek, yani bamyayı 'sümüklü bamya' yapan bileşeni. Bamyanın, çoğu kişi tarafından sevilmemesini sağlayan bu bileşen müsilaj denen kaygan, çoklu şeker yapısında bir madde. Bamyadaki müsilajlar ve reçineli zamklar, mide bağırsak yüzeyini de kayganlaştırır ve bu bölgeleri kansere karşı korur bir diğer değişle, besinlerle alınan kansorejen maddelerin bağırsak yüzeyi ile temasını, yani kanser yapabilme kabiliyetini en aza indirir. Bağırsak iç yüzeyini yalnızca kansorejen maddelerden değil aynı zamanda tahriş edici diğer maddelerden de korur, yüzeyi kayganlaştırarak.
Bağırsak temizliği yapar
Besinlerle bir şekilde, kimyasal veya fiziksel tahriş etme özelliği olan maddeler alabiliyoruz ancak 'sümüklü bamya' çok iyi bir şekilde alt ediyor bu maddeleri. Bamyadaki müsilaj ve zamklar, kolesterole bağlanarak fazla kolesterolün de atılmasını sağlarlar. Bamyanın içerdiği çözünebilir bitkisel lif ise hem bağırsak temizliği yapar hem de probiyotik özelliğe sahiptir, yani, bağırsaklarımızdaki bizi koruyan faydalı bakterileri besler.
Ağız ve boğaz kanserlerini önler
Bamyanın kansere karşı koruyucu etkisi, içerdiği bu 'sümüksü madde' ile sınırlı değil. Bamyadaki bir başka 'KANSER SAVAR' madde de oldukça fazla miktarda ihtiva ettiği 'glutatyon'. Atlanta'da Emory Üniversitesi'nde yürütülen 1800 kişinin dahil edildiği bir çalışmada, yüksek miktarda gllutatyon içeren diyetle beslenen kişilerde ağız ve boğaz kanserlerinin yüzde 50 oranda daha az görüldüğü sonucuna varıldı, asla 'tesadüf' denilemeyecek bir oran bu.
Biliyor muydunuz ?
Bamyadaki polifenoller, bitkilerdeki en önemli antioksidanlardan. Antioksidanlar, yalnızca kansere karşı değil, alzheimerdan, kalp damar tıkanıklıklarına kadar bir çok kronik hastalığa karşı da koruyucular.
Bamya, 'soğandaki antioksidan' olarak da ünlenen quersetin bakımından da oldukça zengin bir sebze. Quersetin potansiyel diğer birçok antioksidan daha güçlü, bu yüzden uzunca bir dönem bilim dünyasında kansere karşı koruyucu olarak gündeme oturdu.
Etiketler:
doğal şifa,
kanser,
kanser tedavisi,
sağlık,
şifalı bitkiler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

